Kitap okuma oranlarının düşüklüğünden daha vahimi, bunu değiştirmek için hiçbir şey yapmamamız. Araba camlarına çekilen siyah filmlerin yasaklanmasına tepki gösterip hükümete geri adım attıran halkımız, kütüphane eksikliğini bir kere bile gündeme getirmeyi akıl etmiyor. Çünkü zaten kendisi de okumuyor, okuyorsa da bunu kendi imkanlarıyla yapmak zorunda olduğuna çoktan kani olmuş. Belki de, okumayan kitlelerin okumayan kitlelerin sorunlarına çözüm bulmak için gerekli farkındalık ve entelektüel derinliğe ulaşması mümkün olmuyordur. Bir kısır döngünün içinde adeta ne sudan içebilen ne ağaçtan yiyebilen Tantalos gibi mahpus kalmış olabiliriz. Daha doğrusu olabilirsiniz.
Sürücünün konuşurken bir seferde saniyelerce yanındakine baktığı o film sahneleri Holly'yi tam anlamıyla deli ediyordu. Hep bağırmak istiyordu. "Yola bak gerizekalı! Aşk hayatını konuşurken bir çocuğa çarpmak falan mı istiyorsun?"