Teknolojik olarak ne kadar gelişmis olursa olsun her insanın içinde bağlarını tamamen koparamadığı ilkel bir insan var Otto. Beyninin en derinlerinde sessizce yaşayan ve yeri geldiğinde düşüncelere müdahale eden bir güç bu. Aslında insan denen canlının tarihine baktığında bununla ilgili çok fazla örnek görebilirsin. Mesela yeryüzünde var olmuş hemen her toplum, tarih boyunca insanları çeşitli şekillerde sınıflandırdı. Ama ilginç bir şekilde bu farklılıklar evrensel bir karakter taşımıyordu. Mesela Amerika Kıtasında yaşayan bir insan için derisinin koyu renkte olması ölümcül bir meseleyken, Asya' daki insanlar açısından hangi renkte göründüğünün bir önemi yoktu. Diğer taraftan Hindistan'ın tarihinde çok önemli bir yer tutan kast sistemi, Avrupa'daki birçok devletin ilgisini çekmemiş basit bir detaydı sadece. Yani Otto, söz konusu hiyerarşi olduğunda toplumlar arasında her zaman farklılıklar olmuştu. Ama bunlardan sadece bir tanesi diğerlerinden çok farklıydı çünkü neredeyse yeryüzündeki bütün kültürlerin hepsinde egemen olmayı başarmıştı. Bu ortak hiyerarşinin adı, cinsiyet ayrımıydı.
Kendini saçma bir senaryoya hapsolmuş gibi hissediyorsun değil mi? Basit bir makinenin gelip bir sürü insanin kaderini bu şekilde değiştirmesi asla kabul edilecek bir şey olamaz, neden? Yeryüzündeki binlerce tür arasında sizleri bu kadar özel kılan ne? Doğadaki en hızlı canlı değilsiniz. En güçlü ya da en uzun ömürlü de değilsiniz. Sahip olduğunuz sadece tek bir -en- var o da zekânız. Evet, bugüne kadar yeryüzünün en zeki türü olmayı başardınız. Peki ya bir gün ikinciliğe düşerseniz ne olacak? Tümüyle en zeki varlığın çıkarları için inşa ettiğiniz hukuk sistemi ve kurallar bütünü, ikinciliğe düştüğünüz için sizi korumadığında ne yapacaksınız?