Kitap 2 makaleden oluşmakta: Narsizm üzerine, Schreber vakası.
Biraz narsizm hakkında konuşalım
Bu insanlar çok merkezlidir, empati eksikliği eğilimindedir ve sürekli dikkat çekmeye yönelik davranışlar sergileyerek çevrelerinde hayranlık uyandırmak isterler.
Bununla birlikte aşırı kaygıya ve kırılgan bir özgüvene sahip olurlar.
Aynı zamanda narsizm terimi; kendi bedenine tam bir tatmin elde edene kadar bakan, onu okşayan, seven bir insanın tutumunu tanımlamak üzere seçilmiştir.
Bu dereceye varan narsizm, öznenin tüm cinsel yaşamını içine alan bir sapıklık anlamı taşır.
Sonraki yıllarda psikanalitik gözlemciler tarafından aksi anlaşılacaktır, Freudun dediği gibi
" Narsizm bir sapıklık değil, kendini koruma içgüdüsünün bencilliğinin libidinal bir tamamlayıcısı..."
...her canlı varlığa haklı olarak bir ölçüde atfedilebilecek bir özellik olarak karşımıza çıkar.
Bu tanım özellikle kitaptaki ikinci makale olan Schreber'in vakasıyla yakından ilişkilidir. Şimdi ondan bahsedelim çünkü kitapta ilgimi çeken kısım bu makale oldu.
Schreber olgusu, freudun olgu öyküleri içindeki tek psikoz vakası olarak bilinir.
Schreber isimli bir yargıcın paranoyası işlenmiştir.
Schreber; önceleri, kişiliğiyle ilgili kimliğini korumuş ve anılarının yayınlanmasını engelleme çabalarında bulunmuş olsa da "diğer yandan, ben yaşarken uzman otoriteler bedenimi incelemeye alabilseler ve kişisel deneyimlerimi araştırabilseler, bunun hem bilimin hem de dinsel gerçeklerin anlaşılmasına katkıda bulunabileceğini düşünüyorum. Bu düşünce tüm kişisel duygulara üstün tutulmalıdır " sözleriyle benden alkış alarak yaşadıklarını yayınlamıştır.
.....
Hastanın, dünyayı kurtarmak ve insanlara yitirdikleri mutluluk durumunu yeniden vermek için bir misyonu olduğuna dair inancı, sanrısal sistemin doruk
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnsanlara soylu görevler yüklerseniz, sıkılıp bunalırlar. Ama onları eğlendirmeye kalktığınızda da utanırlar. Bu ikisini birleştirmeyi başardığınız anda, onları ele geçirdiniz demektir.
Bu insanları kendi mahallesindeki insanlardan farklı kılan şeyin ne olduğunu anlamak istiyordu. Giyimleri olamazdı. Gözüne ilişen arabalar, banka cüzdanları da olamazdı. Kitaplardı fark.