8/10
·576 syf.··
2026 45. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 00:00
İlk kitap Silahşor’da Roland’ı tek başına tanımaya çalıştık, ikinci kitap Üç’ün Çekilişi’nde Roland yanına yoldaşlar Eddie ve Odetta/Susannah'ı toplamasına konuktuk şimdi ise Çorak Topraklarda bu ekibin gerçek bir Ka-tet (kader birliği etmiş grup) olma sürecini ve asıl yolculuğun başlamasını konuk oluyoruz. Serinin üçüncü kitabında çöküşü ve paslanmış bir geleceğin estetiğini öylesine güçlü bir dille kuruyor ki, okurken o metal kokusu ve çöl tozunu hissedebiliyoruz. Eser tekinsiz bir coğrafyanın ortasında yükselen mekanik bir deliliğin ve kaybolmuş bir medeniyetin izini sürerken, sürekli bir uyanıklık, gerilim halinde sayfalar akıp gidiyor. King, alışılmışın dışındaki evren tasarımıyla sadece bir maceraya atılmıyoruz aynı zamanda teknolojinin kibri ile insan ruhunun kadim doğası arasındaki o kaçınılmaz çatışmayı oldukça derinden sarsıcı şekilde kaleme almış. Dışarıdaki o vahşi ve mekanik deliliğe meydan okuyan, ruhsal olarak birbirine mühürlenmiş, bambaşka acıların ve travmaların içinden gelen bu kırık dökük karakterlerin, tek bir bedene ve sarsılmaz bir aileye dönüştüğünü izlemek kitabın en duygu yüklü kısmı. King, insan psikolojisinin en karanlık odalarında gezinirken bile sadakat bağını hikayenin merkezine koyarak esere muazzam bir duygusal derinlik katmayı başarmış. Seri gittikçe derinleşiyor ve oldukça keyifli hale geliyor. Durağanlık göremedim. Diğer kalan kitaplarda da bunların üstünü beklememek imkansız hale getirdi King. Kuleye bağımlı olan birkaç ipucunu da burada görmüş oldum rahatladım artık :) Geriye gelenler mi gelemeyenler mi, bulmacalar mu, çizimler mi .. neler neler :)
Edebiyat
Çorak TopraklarStephen King · Altın Kitaplar · 20231,726 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2026 112. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 00:00
"ÇORAK DENİZ SARAYI" "Güveneceğiniz insanları iyi seçmek gerekir. Sizin için ne kadar önemlilerse, sizi yüzüstü bıraktıklarında o kadar şiddetle yıkılırsınız." İki çocuk. Bir orman. Ve kimsenin konuşmaya cesaret edemediği bir sır. Yazar, daha ilk sayfalardan itibaren o masalsı ama ürpertici havayı öyle güzel kurmuş ki, kendimizi büyülü bir diyarın kapısında, bir korku filminin ilk sahnesindeymişiz gibi hissediyoruz. Hikâye ilerledikçe adım adım açığa çıkan sırlar var. Ve her yeni bilgi, bir öncekinin üzerine tırmanarak bizi daha derine, daha karanlığa sürüklüyor. İkiz kardeşiniz kaybolsa ve herkes “unut gitsin” dese ne yapardınız? Gerçek sandığınız her şeyin yalan olduğunu öğrenseydiniz? En güvendikleriniz aslında en büyük düşmanlarınız olsaydı? Tiffany MacKenna’nın hayatı, ikiz kardeşi Tony ortadan kaybolduğunda tanıdığı tüm gerçeklerin sarsılmasıyla altüst olur. Küçük bir kasabanın loş sokaklarından, kadim efsanelerin yankılandığı karanlık ormanlara uzanan bu tehlikeli yolculukta Tiffany, kendi kaderini de keşfetmek zorunda kalacaktır. Tiffany için kesin bir hedef var artık: Çorak Deniz Sarayı. Efsanelere göre; burası iki dünya arasında, haritalarda olmayan bir yerde gizlenir. Perilerin, yaratıkların ve unutulmuş gerçeklerin mekânıdır. Masalların bile cesaret edemediği diyarların tam kalbidir. Kimisi de der ki: Oraya gidenler geri dönmez. Dönenler de bildiğiniz gibi değildir. Bilmediği başka şeyler de vardı: MacKenna ailesinin gizemli geçmişi, perilerin gerçek yüzü, ve en önemlisi: kendi kaderi. Peşine düştüğü ipuçları onu sadece Tony’ye değil, kendine de götürecekti. Ama belki de en önemlisi: Periler, insanların gerçekten dostu mudur, yoksa en tehlikeli düşmanları mı? Yazarın hayal gücü gerçekten güçlü. Kurduğu evren özgün. Karakterler ne tamamen iyi ne tamamen
Edebiyat
Çorak Deniz SarayıUfuk Aral · 20258 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
6/10
·800 syf.··
2026 81. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 23:05
Öncelikle kitaba dair hislerimi belirteyim. Beğendim beğenmedim arasında bıraktı beni kitap. İlk üç cilt harika devam etti. Ama burada zaman zaman karmaşa yaşattı bana. Anlamakta zorladı bazı yerleri ve bu da beni yordu. Bu cilt Çorak Topraklar ın bittiği o heyecanlı noktadan, yani akıl hastası tren Blaine ile yapılan ölümcül bilmece yarışı ile devam ediyor. Daha sonra araya o çok sevilen karakter Roland'ın geçmişi giriyor ki esas kargaşa burada başlıyor. Ney gerçek ney rüya anlamakta zorlandım. Yoğun bir western atmosferi ve fantastik macere birbirine girmiş. Ama seride daha maceralar devam edecek anlaşılan. Çünkü kahramanlarımızın yolculuğu sürüyor. Serinin hayranlarının mutlaka okuması gerekir. İlginiz yoksa tavsiye etmem. Kitap çok uzun, zamana yayarak okumak gerek. Bir de tamamen sessiz kafanızın başka şeyle meşgul olmadığı bir ortamda okumak gerekir kitabı ki daha anlaşılır olsun. İyi okumalar dilerim.
Alıntı
Büyücü ve Cam KüreStephen King · Altın Kitaplar · 20181,185 okunma
9/10
·176 syf.··
2026 67. kitabı
Zeytindağı kitabı Cemal Paşa’nın emir subayı olarak görev yapan Falih Rıfkı Atay’ın hatırlarını kaleme aldığı eseridir. Osmanlı’nın son dönemlerinde durumun ne kadar içler acısı olduğunu gözler önüne seren bu eser, ders verir niteliktedir. Toplumsal ve yönetsel anlamda zorlukların gözler önüne serildiği, ver olmaya çalışan bir devletin parçalarını birleştirmenin imkansızlığını hissettirdi. Özellikle mevzu bahis Suriye-Filistin ve Kanal cephesinde askerlerimizin bilinmezlik içinde ölüme sürüklenmesi, milli bağımsızlık olgusundan tamamen bağımsız, Alman, İngiliz… seviciliği. Kitapta yer aldığı şekliyle” Şeria boyunda, Aden etrafında, çorak Medine içinde, taş ve kum çöllerini geçip Şam’dan Medine’ye giden Hicaz hattı üzerinde binlerce kahraman bu yazın usanç veren günlerini de ateşe, ısınmış demire karşı ve kızgın toprak üstünde geçirecekler” bölümü aslında bizlere anlatıyor durumun vahametini. 1. Dünya savaşında olmak ve kaybetmek zorunluluğu aslında kaçınılmazdı. Cumhuriyetin ve bağımsızlığın kıymetini bilmek gerek…
1000Kitap
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 202414,9bin okunma
Martin Eden
Puan vermedi·517 syf.··
2026 8. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 20:29
·
Kitabı biraz önce kapattım. Üzerime çöken ağır hüznü anlatabilmem mümkün değil. Sanki yıllardır tanıdığım, hayallerine ortak olduğum hatta gerçekleşmesini onun kadar istediğim, onunla birlikte aç kaldığım, onunla birlikte kitapların sayfaları arasında kaybolduğum, çektiği çilelerine şahit olduğum bir dostumu okyanusun karanlık sularına kurban vermiş gibiyim. Martin Eden’ın hikayesi insanın kendi cehaletinin farkına vararak cehaletten aydınlığa doğru yürüyüp nihayet zirveye ulaştığında o zirvenin aslında ne kadar çorak bir çöl toprağı olduğunun dehşetli bi anlatımıdır. Martin bu durumu görüyor ve buna isyan ediyor. Onun okyanusa attığı o son adım benim gözümde bir yenilgiden ziyade iki yüzlü, çıkarcı, maddiyatçı topluma ve burjuva ahlakına karşı yapılmış isyandır. Kitap boyunca Martin’in bitmez tükenmez öğrenme aşkına, Ruth’a duyduğu o saf aşka tanıklık ederken kendi içimdeki arayışı da yeniden sorguladım. Martin öğrendikçe hayalini kurduğu dünyanın ne kadar sığ ve ruhsuz olduğu gerçekliğiyle yüzleşti. Bu sadece onun değil benimde umutlarımı kırdı. Entelektüel birikimiyie ve kalbiyle bu gerçeği görmeye başladığında artık geri dönülemez bir yalnızlığa mahkum olduğunu anladı. Ölüm ona bu iki yüzlü, çıkarcı, maddiyatçı insanlardan kurtuluş olarak görünmeye başladı. Bu beni kahrediyor çünkü o sadece bir parça ekmek, biraz sevgi ve düşünüp konuşabileceği yazabileceği sohbet edebileceği insanlar istemişti. Şimdi yanımda kitabın son sayfasına bakıp ‘’Karanlığın içindeydi artık. Bunu fark ettiği anda da farkındalığı sona erdi’’ satırlarını okurken hissettiğim tek şey hayal kırıklığı. Martin’le yaptığım bu yolculuğu hiç unutmayacağım anısı ben de hep yaşayacak.
Edebiyat
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,4bin okunma
Puan vermedi·133 syf.··
2026 116. kitabı
Bugün sizlere masal tadında keyifli ve bir o kadar da anlamlı bir kitapla geldim. Bazı yolculuklar sadece harita üzerinde kat edilen mesafelerden ibaret değildir; insanın kendi sınırlarıyla, sadakatiyle ve kalbinin derinliklerindeki karanlıkla yüzleştiği birer sınava dönüşür. @ibrahimtapdk ’ın yazdığı “Fortuna Favet Fortibus”, tam olarak böyle derin ve dönüştürücü bir serüvenin kapılarını aralıyor. Hikaye, masalsı atmosferiyle bizi çok eski zamanlara, Xenteria Kabilesi’ne götürüyor. Bir tarafta pratik zekasıyla öne çıkan Karl, diğer tarafta ise gücü ve cesaretiyle hayranlık uyandıran Leo var. İki yakın dostun kaderi, yaşadıkları toprakların sınırlarını aşan büyük bir mücadeleyle kesişiyor. Verimli topraklara sahip ancak askeri açıdan zayıf olan Xenteria ile çorak topraklarda güçlü ordular barındıran Xen Kabilesi arasındaki o ezeli denge, bir gece aniden gerçekleşen kurt saldırısıyla tamamen sarsılıyor. Büyük şefin iki dostu gizli bir görevle düşman topraklarına göndermesi ise dostluk, ihanet, savaş ve esaretle örülü o büyük maceranın fitilini ateşliyor. Romanın en güçlü yönlerinden biri, okuru hiç yormayan, sayfaların nasıl aktığını fark ettirmeyen sürükleyici ve akıcı dili. Ancak kitabı görsel bir şölene dönüştüren asıl unsur, sayfaların arasına serpiştirilmiş olan ve hikayenin o mistik atmosferini adeta canlandıran nefis görseller. Bu çizimler, okurken kurduğumuz dünyayı zenginleştiriyor. Gümüş Mızrak’ın sırrı ya da Apollona’nın gizemi gibi merak unsurları canlı tutulurken, karakterlerin yaşadığı içsel değişim ve büyüme süreci de satır aralarına çok başarılı bir şekilde yedirilmiş. Kitabın en özgün ve okuru etkileyen sürprizi ise son düzlükte karşımıza çıkıyor. Yazar, hikayenin bitişini tek bir kadere bağlamak yerine okura alan tanıyarak “iyi son” ve “kötü son”
Fortuna Favet Fortibusİbrahim Tapdık · 40 Kitap Yayınevi · 20263 okunma