Düşüncelerinin artık herhangi bir amacı yok, tüm gizemi ve tadı kaçmış bir dünyada yaşıyor. Gerçeklik, içinde artık sadece acı veren, orantısız duygular şeklinde yankılanıyor.
Sanki ben bir anlığına gözlerimi başka tarafa çevirmiştim, işte o kadar birebirdi her şey; sanki bir türlü bulunamayan şeyleri boş yere aramak için uzun yılları birbiri ardına tüketmemişim de, gözkapaklarımı kapatmış ve hemen açmıştım.
Neden hep bu pis eve tıkılıyorum, bana neden trenler, romantik ve dumanlı istasyonlar, dünyaya doğru kaçışlar, kitaplarda okunmuş, yıllar boyunca akşamları hayalleri kurulmuş kentler yok?