Adı:
Tam O Anda
Baskı tarihi:
14 Ağustos 2018
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750738166
Kitabın türü:
Orijinal adı:
In quel preciso momento
Çeviri:
Eren Cendey
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
"Yalvarıyorum yaz. İki satırcık olsun yaz, ruhun altüst, sinirlerin laçka olduysa da yaz. Ama her gün. Dişlerini sıksan da, anlamsız saçmalıklar da olsa yaz. Yazmak en gülünç ve en patetik hayallerimizden biridir. Ak kâğıt üzerine kara kıvırcık çizgiler çizerek önemli şeyler yaptığımızı sanırız. Gene de senin işin bu, sadece seçtiğin değil, kaderinin sana lütfettiği işin, şayet bir kaçış yolu bulman olasıysa bulabileceğin tek kapı bu. Yaz, yaz. Nihayetinde tonlarca kâğıt atılsa bile, tek bir satır canını kurtarabilir. (Belki).”
İlk defa 1950’de yayımlanan Tam O Anda, yazarının deyişiyle metin “parçacıkları”ndan oluşuyor: Kimisi bir sayfayı geçmeyen kısa anlatıların, notların, taslakların, anıların, günce yazılarının, gündelik yaşama dair gözlemlerin, yazarın kimi konular üzerine düşüncelerinin bir araya getirildiği değerli bir tür “kişisel bohça”.
Tam O Anda, Dino Buzzati’nin yüreğini, zihnini meşgul eden meselelerle yazı aracılığıyla hesaplaşmasına dair bir yolculuk. İkinci Dünya Savaşı’nın beraberinde getirdiği umutsuzluk ortamına hiç de uzak olmayan bir dönemde kaleme alınmış bu metinlerde o ruh hali hissediliyor: Akıp giden zamana karşı koyamayışın yılgınlığı, ölümle girişilen daimi düello, bekleyiş, yalnızlık gibi Buzzati’nin poetikasını oluşturan temel izleklerle örülü hepsi. Kimi kurmaca, kimi otobiyografik olan bu metinler, yazar Buzzati’nin özündeki “insan” Buzzati’yi daha yakından tanımamıza olanak sağlayan birer yapboz parçası. "
288 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Öncelikle Dino Buzatti demek etkileyici ve aynı zamanda düşündürücü bir mizah anlayışı demek. Kendine bile çok güzel göndermeler yapıp bunun üzerinden hem kendini hem okuyanı sorgulatması demek.
Tatar çölüyle tanıdığımız ve dimağımızda müthiş bir haz bırakan yazarın bu kitabı tam bir kişisel bohça olarak adlandırılıyor. Yazarın gelip gidip tuttuğu defter notları, yaşanmışlık var..
Yani bir okur olarak yazarın iç dünyasına sızmak içinde olup bitenleri anlamaya çalışmak. Hangi kafayla yazıyorlar dediğimiz kitapların nasıl bir kafadan çıktığına şahit olmak bir bakıma. Ruh hallerinin değişkenliğine vakıf olup, hayal dünyalarına şahit olmak.
Editörü ile uzun süren bir mektuplaşmanın, çok fazla emeğin ve ciddi uğraşların ürünü bir kitap.
Bazı yazılar “bu nedir, nasıl bir düşünce ve yazım biçimidir” diye okuyanı hayrete düşürecek yazılar, bazıları da orta halli olup tekrar okunduğunda anlayacağınız yazılar. Ve isim üzerinde çok düşünülmüş aşırı derecede titizlenmiştir.Nihayetinde kitabı en iyi anlatan “Tam O Anda” ismi verilmiştir.
Kitabın başlangıcında bunları daha detaylı anlatan bir yazı okuyacaksınız. Ve ondan sonra kitap daha bir anlam kazanacak sizin için.
“Yazarı tanımak için bu kitabı okumak elzemdir” diye bir cümle ile karşılaşıyorsunuz. İç dünyasının anahtarı yani.
Netice olarak kitapta o kadar çok yer çizdim not aldım ve en önemlisi doldum ki her sayfadan sayfalarca yazı çıkardım defterime. İç sesimi harekete geçirdi kendi kendime konuşmamı ve yazmamı sağladı. Velhasıl dert sahibi yaptı beni..
Sayfaları çevirdikçe yaşının ilerlediğini doğal olarak sonuca doğru yaklaştığınızı hissettiriyor. Gençlikten ihtiyarlığa doğru bir akış, roman tadında bir günlük. Zaten Buzattinin özelliği zamanın akışına kapılıp gittiğimizi ve sanki hiç gayesizmiş gibi yaşadığımıza gönderme yapması. Aslında bir bakıma bize, kendine “kalk silkelen, yeniden başlayabilirsin, böyle miskin olma, kabullenişten vazgeç dirençli ol, bir sebebe tutun sen sadece bundan ibaret değilsin” gibi mesajları çok güçlü bir alt metinle veriyor bize.

Okuru içine hapsedip günlerce başka bir kitabı elinize aldırmayacak bir kitap. Kitap bitti sorgulama bitmedi yani..

Yazarın kendisi iç dünyası başlı başına kitap olduğu için hem yazarı hem kitabı anlatmış oldum aslında.
Karşılıklı günlerce konuşabileceğimiz bir yazar ve kitap. Dertlenmek, sorgulamak ve en önemlisi tanımak için okumalıyız mutlaka.
ufak bir dipnot: yazarın ressam olma özelliği olduğu için kitabın kapak resmi Dino Buzatti’ye ait. Sırf kapağı ile bile konuşan bir kitaptan bahsediyorum yani..

Tam O Anda Dino Buzzati
288 syf.
·19 günde·Puan vermedi
Bu yıl daha da iyi fark ettiğim üzere anlatı türünden hoşlanıyorum.Anlatı ise tek oturuşta okunacak bir tür değil. Ben bu kitabı okurken. Baya zamana yaydım. Eğer hızlı okumak gibi bir gayem olsaydı aynı tadı almazdım. Gelelim kitabımıza ‘Tam o anda’ leziz bir örnek teşkil ediyor.//// İçimde zamanın bıraktığı iç çekişlerle çok da hüzünlenmeden ama aynı zamanda çoşmadan okudum beni bir yaşlanma korkusudur aldı gitti sormayın.Gerçi son sayfalarda ben de buzatti gibi zamanı kabul ettim ne yaparsın eninde sonunda yaşlanacağız ve yerimize yeniler gelecek.////Zaman tek çizgi hiç bir anımıza geri dönemeyeceğiz. Üzüntü de aşk da bir kere yaşanıyor yaşanacak. Geriye dönemeyeciğimiz aşikar. Buzatti bu konuda baya hayıflanmış, farklı başlıklarda içinden geldiği gibi yazmış, anlatmış ben sevdim////. Bana sorarsanız okuyun istikrarlı kişiler için yol gösterici bile olabilir.
288 syf.
·8/10
Yalnızlık. Sonradan kazanılan yalnızlık ta. Yaş dönümü. Hayatından hayatlardan kesitler. Aslında gelenlerle geçenlerin hepsinin öyküsü aynı kavşakta. Genelde üzücü. Bazen de sempatik
Gene de içimde her şeyin yeniden başlayabileceğine ilişkin hiç dinmeyen bir duygu var.
Dino Buzzati
Sayfa 42 - Can Yayınları , çeviri; Eren Cendey
Sonuç: Burası hep aynı, her pazar, burası sıcak, burada yalnızız, burada hiç esmiyor. Dönecekler mi? Ne zaman dönecekler?
Dino Buzzati
Sayfa 97 - Can Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tam O Anda
Baskı tarihi:
14 Ağustos 2018
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750738166
Kitabın türü:
Orijinal adı:
In quel preciso momento
Çeviri:
Eren Cendey
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
"Yalvarıyorum yaz. İki satırcık olsun yaz, ruhun altüst, sinirlerin laçka olduysa da yaz. Ama her gün. Dişlerini sıksan da, anlamsız saçmalıklar da olsa yaz. Yazmak en gülünç ve en patetik hayallerimizden biridir. Ak kâğıt üzerine kara kıvırcık çizgiler çizerek önemli şeyler yaptığımızı sanırız. Gene de senin işin bu, sadece seçtiğin değil, kaderinin sana lütfettiği işin, şayet bir kaçış yolu bulman olasıysa bulabileceğin tek kapı bu. Yaz, yaz. Nihayetinde tonlarca kâğıt atılsa bile, tek bir satır canını kurtarabilir. (Belki).”
İlk defa 1950’de yayımlanan Tam O Anda, yazarının deyişiyle metin “parçacıkları”ndan oluşuyor: Kimisi bir sayfayı geçmeyen kısa anlatıların, notların, taslakların, anıların, günce yazılarının, gündelik yaşama dair gözlemlerin, yazarın kimi konular üzerine düşüncelerinin bir araya getirildiği değerli bir tür “kişisel bohça”.
Tam O Anda, Dino Buzzati’nin yüreğini, zihnini meşgul eden meselelerle yazı aracılığıyla hesaplaşmasına dair bir yolculuk. İkinci Dünya Savaşı’nın beraberinde getirdiği umutsuzluk ortamına hiç de uzak olmayan bir dönemde kaleme alınmış bu metinlerde o ruh hali hissediliyor: Akıp giden zamana karşı koyamayışın yılgınlığı, ölümle girişilen daimi düello, bekleyiş, yalnızlık gibi Buzzati’nin poetikasını oluşturan temel izleklerle örülü hepsi. Kimi kurmaca, kimi otobiyografik olan bu metinler, yazar Buzzati’nin özündeki “insan” Buzzati’yi daha yakından tanımamıza olanak sağlayan birer yapboz parçası. "

Kitabı okuyanlar 16 okur

  • Sercan Kaval
  • zeynep sivri
  • ATLAS
  • izem
  • Adar Koç
  • Kübra Kaplan
  • eyüp duman
  • Sofia
  • Ferya Fertelli
  • Ell

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.7 (1)
9
%16.7 (1)
8
%16.7 (1)
7
%50 (3)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0