Mazlum İlhan

Mazlum İlhan
@crazymanpower
Bir amaca bağlanmayan ruh, yolunu kaybeder; çünkü, her yerde olmak hiçbir yerde olmamaktır.
Video içerik üreticisi - Etkinlik Organizatörü - Dijital Pazarlama (SEO, PPC)
İzmir / Balçova - Kuşadası
Hatay / İskenderun, 12 Eylül 1999
229 okur puanı
Temmuz 2025 tarihinde katıldı
Gerçek, yalnızca şu anın derin nefesinde vardır
Psikolojik acı geçmişten ve gelecekten kaynaklanır, şimdiki zamandan değil. Akıl, şimdiki zamanda var olmaz. Şimdiki zamanda, gerçeklik var olur, akıl değil
İnsan ve Duygular
Reklam
Ölümden Korkma; O, Asıl Eve Dönüştür
Eğer yaşamı anlarsan ölümü de anlarsın. Yaşam, orijinal kaynağın unutkanlığıdır, ölüm ise hatırlanması. Yaşam, orijinal kaynaktan uzaklaşmaktır, ölüm yuvaya geri dönmek
İnsan ve Duygular
Kendi Yolunu Çizmek Cesaret İster
En ağır zincirin, başkalarının ne düşündüğüne göre yaşamak olduğunu, bunu fark ettiğimde anladım. Uzun yıllar boyunca, başkalarının beklentileriyle şekillendirdiğim seçimlerin yükünü taşıdım; söylediklerim, attığım adımlar, hayata dair aldığım kararlar… Her biri görünmez ama varlığıyla beni bağlayan ipler gibiydi. Kendimi onların onayında değerli hissetmeye çalışırken kendi iç sesimi susturdum, kendi arzularımı geri plana attım. Ama bir gün, o zincirin farkına vardığımda, ilk kez derin bir nefes alabildim. O nefeste hem korku vardı hem heyecan; çünkü özgür olmak kolay değildi. Özgürlük, önce kendi sınırlarını görmek, kendi korkularınla yüzleşmek demekti. Kendi yolumu çizmeye başladığımda, başkalarının beklentilerinin ağırlığı omuzlarımdan kalktı. Ve o an, kendi kalbimin sesini ilk kez net bir şekilde duyabildim: “Senin yolun senin yolun.” Artık seçimlerim bana aitti. Bazı insanlar bunu yanlış anlayabilir, eleştirebilir, hatta dışlayabilir. Ama her eleştiri, her şaşkın bakış bana özgürlüğün değerini hatırlatıyordu. İçimde bir şey değişmişti; artık başkalarının onayı için yaşamıyor, kendi yaşamımı sahipleniyordum. Her karar, küçük ya da büyük, bir zinciri daha kırmak gibiydi. Ve o kırılmalarla birlikte, hem kendime hem de kendi gücüme daha çok inanıyordum. Şimdi arkama dönüp baktığımda, geçmişte boyun eğdiğim o uzun yılların aslında bana öğrettiği şeyin farkındayım: Zinciri fark etmek, onu kırmak için ilk ve en önemli adımdır. Ve bu adımı attığın anda, nefesin sadece senin olur; kalbinin sesi, yıllarca bastırdığın umut ve arzular, yeniden can bulur. İşte o anda, gerçek özgürlüğün ne demek olduğunu, hangi korkuların sana zincir vurduğunu ve hangi cesaretin seni ileri taşıyacağını anlarsın. Kendi zincirini fark ettin mi? Kırmaya hazır mısın? Çünkü kırdığın her parça,
Duygu ve Düşünce
Yenilgiden Doğan Erdem, Sabrın Gerçek Öğretisi
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2025 192. kitabı
Sanki kendi zihnimde yıllardır susmuş bir ses yeniden konuşmaya başladı. Günlük notların sadeliğinde, her şeyin özüne inilmesinde tuhaf bir huzur vardı. Hayatın karmaşası içinde kaybolduğum anlarda, aslında tek ihtiyacım olan şeyin durmak, nefes almak ve zihnimi berraklaştırmak olduğunu fark ettim. Ryan Holiday bana, dış dünyanın gürültüsünün içinde bile içsel sessizliğe ulaşabileceğimi hatırlattı. Bazı sabahlar, işe yetişmeye çalışırken kalbim sıkışır gibi olurdu; yapmam gerekenler, yetişmeyen zaman, üzerime çöken sorumluluklar… O anlarda kitabın satırları kulağımda yankılandı: “Kontrol edemediğini bırak.” Bu cümle belki de hayatımda duyduğum en sade ama en ağır sözlerden biriydi. Çünkü ben sürekli kontrol etmeye çalışıyordum. geleceğin belirsizliğini, hatta kendi kırılgan duygularımı… Oysa stoacılık bana, kendi zihnime hâkim olmanın yeterli olduğunu öğretti. Günlüğü her elime aldığımda, kendime dönüp bakma cesareti buldum. Bir keresinde, çok sevdiğim bir dostumla tartışmıştım. gurur ve kırgınlıklar arasında sıkışıp kalmıştım. Kitap bana şu soruyu sordurdu: “Burada gerçekten neyi kaybetmekten korkuyorsun?” O an fark ettim ki, aslında kaybettiğim dostluğun kendisi değil, incinen hislerimdi. Ve işte o gün, geri adım atmanın bir yenilgi değil, bir erdem olduğunu öğrendim. Hayat çoğu zaman üzerimize çöken yüklerle dolu. Stoacıların dediği gibi, biz bu yüklerin çoğunu kendi zihnimizde büyütüyoruz. Holiday’in satırlarında yürürken, kendi hayatımdaki dağların aslında ne kadar küçük olduğunu gördüm. Yalnızca bakış açımı değiştirdiğimde, yokuşlar daha hafif, fırtınalar daha sessiz hale geldi. Belki de en büyük değişim şuydu: Önceden “neden ben?” diye sorduğum her olayda artık “bu bana ne öğretiyor?” diye sorar oldum. Bu basit dönüşüm, zihnimin ağırlıklarını sırtımdan
Duygu ve Düşünce
Stoacının GünlüğüRyan Holiday · Pegasus Yayınları · 20211,630 okunma