Rosalind Elsie Franklin "Fotoğraf 51"
Rosalind Elsie Franklin (25 Temmuz 1920 – 16 Nisan 1958) İngiliz bir kimyager ve X-ışını kristalografıydı . Çalışmaları, DNA (deoksiribonükleik asit), RNA (ribonükleik asit), virüsler , kömür ve grafitin moleküler yapılarının anlaşılmasında merkezi bir rol oynadı .Kömür ve virüsler üzerine yaptığı çalışmalar yaşamı boyunca takdir edilse de, Franklin'in DNA yapısının keşfine yaptığı katkılar yaşamı boyunca büyük ölçüde tanınmadı; bu nedenle Franklin çeşitli şekillerde "haksızlığa uğramış kahraman" "DNA'nın karanlık kadını", "unutulmuş kahraman","feminist bir ikon", ve " moleküler biyolojinin Sylvia Plath'ı " olarak anıldı. Franklin, özellikle King's College London'dayken DNA'nın X-ışını kırınım görüntüleri üzerine yaptığı çalışmalarla, özellikle de öğrencisi Raymond Gosling tarafından çekilen ve Francis Crick , James Watson ve Maurice Wilkins'in 1962'de Fizyoloji veya Tıp alanında Nobel Ödülü'nü paylaştığı DNA çift sarmalının keşfine yol açan 'fotoğraf 51' ile tanınır. Ünlü Fotoğraf 51'i aslında Gosling çekmiş olsa da, Maurice Wilkins bunu Franklin'in izni olmadan James Watson'a göstermiştir. Franklin 1958'de 37 yaşında yumurtalık kanserinden öldü. en.wikipedia.org/wiki/Rosalind_F...
1000Kitap
ATAMIZ BAKTERİLER UZAY GEMİSİYLE Mİ TAŞINDI?
Francis Crick'e (1916-2004) göre, bilinçli olarak bakterilerle doldurulmuş bir uzay gemisi dünya dışından gelmiş ve Dünya' ya düşmüş, büyük bir çeşitliliğe sahip mikro organizmalar bu şekilde her tarafa yayılmış, bunlar arasından da bazı türler hayatta kalmayı başarmış ve çoğalmışlardır. Uzun zamandır biliyoruz ki, klorofilli olsun ya da olmasın, bazı bakteriler kendilerini bir kese içine alabilirler. Bu hücrelerin "uykusu" veya "kış uykusu", birkaç yıl sürebilir. Önce kendilerini zorlu çevre koşullarına direnme yeteneğine sahip kalın bir kabuk içine alırlar. Yakın geçmişte öğrendiğimize göre, bazı bakteriler bu şekilde on milyonlarca yıl "uyuma" yeteneğine sahiptirler. 1995 yılında, 25 ila 40 milyon yıl öncesine tarihlenen kehribar içinde fosilleşmiş bir arının karın bölgesinden alınan bakterilerin "yaşama döndürülmesi" mümkün olmuştur. 2000 yılının Ekim ayında araştırmacılar Dünya'nın yüzeyinin 600 metre altından kristal yapıya sahip tuz örnekleri çıkarttılar. 250 milyon yıl önce şekillenmiş olan bu kristallerde içinde bakteriler bulunan küçük sıvı kristal mercekler vardı. Bu bakteriler canlı kalmayı başarmışlar ve tuzdan yapılmış lahitlerinden çıkartılır çıkartılmaz çoğalmaya ve bölünmeye başlamışlardı. Başka bir keşif, bazı bakterilerin olağanüstü dayanıklılığını göstermektedir. Bu örnek, 1956 yılında keşfedilen, havasız ortamda büyüyebilen, susuz kalmaya dayanan, yoğun radyoaktif kaynakların yakınında gelişip serpilen ve hatta yüz parçaya bölünen genomunu tekrar oluşturmayı dahi başarabilen Deinococcus Radiodurans adlı bakteri ile ilişkilidir. (Kaynak: Yaşam Nasıl Başladı-Alexndre Meinesz)
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Rosalind Franklin(DNA'nın çift sarmal yapısını bulan)
Franklin, X-ışını kırınımı yöntemiyle DNA'nın yapısını inceledi ve bu yapının bir sarmal olduğunu gösteren "Fotoğraf 51" adı verilen, şimdi ikonik kabul edilen bir görüntü elde etti. Bu fotoğraf, DNA'nın çift sarmal yapısını açıkça gösteren en net kanıttı. * Hakkı Nasıl Çalındı? Franklin, bu fotoğrafı henüz yayımlamadan önce, meslektaşları Maurice Wilkins ve J.D. Watson, Franklin'in izni olmadan fotoğrafı alarak incelediler. Watson ve Crick, bu fotoğrafı kullanarak DNA'nın çift sarmal modelini geliştirdiler ve 1953'te yayımladılar.
Stranger Than Fiction Filmi Yorumu:
🎥🎥 “Hayatınız bir yazarın elinde olsaydı ne yapardınız?” Peki, yaşadıklarınız aslında bir yazarın yazdıklarıysa… Hiç düşündünüz mü? . 🔎 Harold Crick, oldukça sade, sistemli ve monoton bir hayat süren bir sigorta görevlisidir. Bir gün kendi yaşamını anlatan bir dış ses duymaya başlar. Üstelik bu ses onun yakında öleceğini söyler. Çareyi önce bir psikiyatrda, sonra bir edebiyat profesörü olan Jules Hilbert’te arar. Roman kahramanı olduğunu fark eden Harold, Hilbert ile birlikte yazarını bulmaya ve ölümlü sonunu değiştirmeye çalışır. Bu süreçte aşık olur, yaşamayı öğrenir. Hem komik hem trajik, zekice kurgulanmış bir hikâyeye dönüşür her şey. . 🤔 Film boyunca Harold da biz de aynı sorularla baş başa kalırız: Hayatımızı biz mi belirliyoruz, yoksa kader mi? Tanrı mı, yoksa Tanrı’nın da ötesinde bir yazar mı? 💀 Ölümün kaçınılmazlığı ve onu kabulleniş de hikâyenin temel taşlarındandır. Hepimiz bir gün öleceğiz. Peki, o günü ve biçimini biz mi seçeriz? 📚 Harold’un hayatını kaleme alan Kay Eiffel ise tıkanmış bir yazardır. Kitabının başyapıt olabilmesi için Harold’un ölmesi gerekmektedir. Bu noktada şu ikilem çıkar karşımıza: Sanat mı daha değerlidir, yoksa bir insanın hayatı mı? 💞 Harold, dişini bile sayarak fırçalayan, yürürken adım sayan bir adamken; bu varoluş krizinin ortasında kendini bulur. En önemlisi, aşık olur. Ölüm, kurabiye tatlılığında anlatılır ve pastacı Ana’nın kurabiyeleri sayesinde Harold, küçük detayların aslında ne kadar büyük anlamlar taşıdığını fark etmeye başlar. ⏰️ Filmde kurgu ile gerçek iç içe geçer. Harold, roman tamamlanana kadar “canlı”dır ama aynı zamanda öleceği de gerçektir. Bu durum; alternatif ihtimaller, çok olasılıklı gelecekler ve adeta bir paralel evren algısı yaratır. 💫 Çünkü Harold ölmek zorundadır — bu, bir başyapıttır. Peki
Film
Korkarım ki işlevin gerçek yapılarda nasıl ortaya çıktığını anlamadan Doğal Seçilimin neyi başardığını tahmin bile edemeyiz. Bunun sebebi çok basit. Doğal Seçilim bizden çok daha zekidir. F. H. C. Crick, 1985. #patriciasmithchurchland #nörofelsefe #nöroloji #felsefe #tıp #bilim #araştırma #fhccrick Patricia S. Churchland Nörofelsefe
Siyasal Faydacılık: Tarihsel Gelişimi ve Çözümlenmesi
Yüksek Lisans Tezimin Kaynakçası aşağıdaki gibidir. İlgilenenlere duyurulur: 1.Kitaplar Acar, Mustafa, Demir, Ömer, Sosyal Bilimler Sözlüğü, Adres Yayınları, Ankara, 2005. Ağaoğulları, Mehmet Ali, Kent Devletinden İmparatorluğa, İmge Kitabevi, Ankara, 2000. Ağaoğulları, Mehmet Ali, Kral Devletten Ulus Devlete, İmge Kitabevi, Ankara, 2005. Akarsu, Bedia, Ahlak Öğretileri 1: Mutluluk Ahlakı, İnkilap Yayınevi, İstanbul,1998. Amittay, Jacob Ben, Siyasal Düşünceler Tarihi, çev. Mehmet Ali Kılıçbay, Levent Köker, Savaş Yayınları, Ankara, 1983. Arslan, Ahmet, İlkçağ Felsefesi Tarihi, Cilt 2, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, İstanbul, 2006. Ateş, Toktamış, Demokrasi, Nesa Yayıncılık, İstanbul, 2007. Bakır, Kemal, Demokratik Eğitim: John Dewey’in Eğitim Felsefesi Üzerine, Pegem Akademi Yayınları, Ankara, 2012. Bal Hüseyin, 1924 Raporunun Türk Eğitimine Etkileri ve John Dewey’in Eğitim Felsefesi, Kor Yayıncılık, İstanbul 1991. Barnes, Jonathan, Sokrates Öncesi Yunan Felsefesi, çev. Hüsen Portakal, Cem Yayınevi, İstanbul, 2004. Belge, Murat, Militarist Modernleşme: Almanya, Japonya ve Türkiye İletişim Yayınları, İstanbul, 2011.
Doktor MBC Yüksek Lisans Tez Kaynakçası