İnsanlığı bekleyen büyük tehlike:"Transhümanizm"
Transhümanizm, en temel tabiriyle insanı "güncelleme" projesidir. İnsan türünün fiziksel, zihinsel ve psikolojik kapasitesini; teknoloji ve bilim aracılığıyla mevcut sınırların (yaşlanma, hastalıklar, bilişsel kısıtlar) ötesine taşımayı hedefleyen entelektüel ve kültürel bir akımdır. Bu akımı daha iyi anlamak için temel taşlarına göz atalım: Temel Hedefler: "H+ " Transhümanistler, insanın evrimini kendi ellerine alması gerektiğini savunur. Bu doğrultuda üç ana "S" üzerinde dururlar: Süper Uzun Ömür: Yaşlanmayı biyolojik bir "hastalık" olarak görüp tedavi etmek ve ömrü belirsiz bir süreye uzatmak. Süper Zeka: Yapay zeka entegrasyonu, beyin-bilgisayar arayüzleri (Neuralink gibi) ve genetik mühendisliği ile bilişsel kapasiteyi artırmak. Süper Refah: Acı, depresyon ve genetik kısıtlamaları ortadan kaldırarak daha istikrarlı ve gelişmiş bir duygusal yapı inşa etmek. Kullanılan Teknolojiler Transhümanizm bir bilim kurgu fantezisi değildir, şu alanlardaki somut gelişmelere ve bilimsel araştırmalara dayanır: Genetik Mühendisliği (CRISPR): Hastalıkları daha doğmadan yok etmek veya istenen özellikleri seçmek. Nanoteknoloji: Hücre düzeyinde onarım yapabilen mikroskobik robotlar. Sibernetik: Protez organlar, dış iskeletler ve dijital implantlar. Zihin Yükleme: Bilincin dijital bir ortama aktarılarak biyolojik ölümden kurtarılması (henüz teorik aşamadadır). Eleştiriler ve Etik Sorular Tabii ki bu kadar radikal bir değişim beraberinde büyük tartışmaları getiriyor:
BİLGİNİN GÖLGELERİ — KISA KAPSAMLI BÜYÜK FİKİRLER ATLASI düşünce, algı ve zihnin oyunları • baader-meinhof fenomeni: yeni öğrendiğin bir şeyin herkese değil sadece sana “çok sık” görünmeye başlaması. • dunning-kruger etkisi: az bilginin özgüven, çok bilginin şüphe doğurması. • plasebo & nosebo: zihnin inançla bedeni iyileştirmesi ya da bozması. • confirmation bias: sadece duymak istediğin bilgiyi görme refleksi. • pareidolia: anlamsız şekilleri yüzlere ve sembollere dönüştürme alışkanlığı. • apofeni: rastgele olaylar arasında bağlantı kurma takıntısı. • spotlight etkisi: herkesin seni izlediğini sanmak — ama kimsenin bakmaması. • algı tüneli: stres anında dünyanın daralıp tek noktaya sıkışması. • bilişsel yük: zihnin aynı anda taşıyabileceği bilgi miktarının sınırlılığı. • statik değil dinamik benlik: “ben” dediğin şeyin saniye saniye değişen bir süreç olması. • bilişsel rezonans: bir fikrin zihinde yankı bulup büyümesi. • otobiyografik kurgu: beynin hayatını sürekli yeniden yazması. • karar yorgunluğu: her kararın zihni biraz daha tüketip sonraki kararları bozması. • bilişsel sürü davranışı: grubun duygusuna kapılıp bireysel düşüncenin kaybolması. evren, fizik ve gerçekliğin sınırları • görelilik: zamanın hızlanıp yavaşlayabilen esnek bir şey olması. • entropi: düzenin kaçınılmaz şekilde dağılması. • çift yarık deneyi: gözlemin gerçekliği değiştirmesi. • kuantum tünelleme: imkânsız gibi görünen engellerin mikrodüzeyde delinmesi. • entanglement: iki parçacığın mesafe fark etmeksizin senkron davranması. • kuantum gürültüsü: evrenin en temel seviyede bile asla tamamen sessiz olmaması. • kuantum vakumu: “hiçlik” sandığımız şeyin enerjiyle kaynayan bir zemin olması. • zamanın yönü: entropinin artmasıyla geçmiş–gelecek farkının ortaya çıkması. • rasgeleliğin düzen
Reklam
İlginizi çekecek bilgiler
bilgi ve gerçeklik • confirmation bias: sadece duymak istediğimiz bilgiyi görüp diğerlerini yok sayma eğilimi. • haritanın bölge olmaması: dünyayı anlamak için kullandığımız modellerin asla gerçekliğin kendisi olmaması. • simülasyon hipotezi: gerçekliğin belki de üst bir gerçeklikte çalıştırılan bir program olması ihtimali. toplum ve güç mekanizmaları • panoptikon etkisi: izleniyor olma hissinin davranışları kendiliğinden disipline etmesi. • hegemonya: bir gücün, zor kullanmadan, kültürle toplumu şekillendirmesi. • ağ toplumunun mimarisi: gücün artık merkezden değil, bağlantılardan doğması. insan doğası • tutarlılık yanılgısı: geçmiş kararlarımıza sadık kalma isteğimizin bizi yanlışta ısrar ettirmesi. • statü oyunu: insanların farkında bile olmadan görünmez sınıflar ve semboller üzerinden rekabet etmesi. • özdeşleşme etkisi: anlatılan hikâyelerde kendini görmeye başladığın anda duyguların yön değiştirmesi. dil, semboller ve anlam • metaforların düşünceyi şekillendirmesi: “zaman bir nehir” dediğinde zihnin davranışlarını bile değiştirmesi. • çerçeveleme etkisi: bir cümlenin nasıl söylendiğinin, ne söylendiğinden daha etkili olması. • göstergebilim: işaretlerin görünmez yapısını çözerek kültürü okumanın gizli anahtarı. evrim ve insanlaşma • bilişsel devrim: homo sapiens'in hayal gücü sayesinde devasa toplulukları organize edebilmesi. • seksüel seçilim: zekâ ve sanatın bile biyolojik bir “etkileme oyunu”ndan doğmuş olabileceği düşüncesi. • kültürel evrim: genetikten daha hızlı çalışan, davranışları nesilden nesile aktaran görünmez mekanizma.
Bilim Kitapları
Bu platformda çok fazla bilim kitabı okunmuyor gördüğüm kadarıyla. Bu sebeple kendim için hazırlattığım listeyi de buraya yazmak istedim. Bende nedense bilim kitabı okuyamadığımdan kendim için de duracak burada. Başlamak isteyenler için her alandan bilim kitapları var. Göreceksiniz ki aslında bu bilim kitapları alt kategori olarak tek alana ayrılamıyor. Birbirleriyle oldukça ilişkili. En başa önerilen 10 kitabı yazayım nedenleriyle. Gerisi alanlara göre dağılmış vaziyette. Bilime Başlamak İçin 10 Kitap 1- Bill Bryson – Kısa Bilim Tarihi Evrenden atomlara, bilimin tarihini eğlenceli ve anlaşılır bir dille anlatır. 2- Stephen Hawking – Zamanın Kısa Tarihi Evrenin sırları, kara delikler, zaman kavramı; yoğun fizik ama akıcı ve ilgi çekici. 3- Sam Kean – Periyodik Tablo Hikayeleri Kimyanın temelini, elementlerin hikayeleriyle eğlenceli şekilde öğrenirsin. 4- Richard Dawkins – Gen Bencildir Evrim ve genetiği popüler bilim seviyesinde anlatır. 5- Carl Sagan – Cosmos Astronomi ve evreni keşfetmek için klasik, hem ilham verici hem öğretici. 6- Mary Roach – Çılgın Bilim İnsan vücudu, ölümler ve tuhaf deneyler üzerinden eğlenceli bilimsel bakış. 7- Brian Cox – Evrenin Gizemleri Fizik ve kozmolojiye giriş için kolay anlaşılır ve görselle zengin. 8- Neil deGrasse Tyson – Astrofizik Herkes İçin Astronomi meraklısı olmayanlar için bile akıcı ve sürükleyici bir kitap. 9- Peter Wohlleben – Ağaçların Gizli Yaşamı
1000Kitap
1. Uzaylılar ve Dünya ile Olan İlişkileri Roswell Olayı (1947) ve Area 51 • New Mexico, Roswell’de düşen bir cismin ABD ordusu tarafından UFO olduğu kabul edilip sonra inkâr edildiği iddia edilir. • Gerçekte uzaylı cesetleri ve teknolojisi ele geçirildi, bu teknoloji Area 51’de inceleniyor teorisi yaygındır. • ABD’nin, uzaylılarla 1950’lerde anlaşma yaptığı ve karşılığında ileri teknoloji aldığını düşünenler var. İnsan Evrimi ve Uzaylı Müdahalesi • İnsan DNA’sında doğal evrimle açıklanamayacak tuhaf değişiklikler olduğu iddia edilir. • Anunnakiler adlı bir uzaylı türünün, insanları genetik olarak değiştirdiği ve modern uygarlığı başlattığı öne sürülür. • Sümer tabletlerinde geçen “gökten gelen tanrılar”ın aslında dünya dışı varlıklar olduğu düşünülür. Ay’ın Doğal Olmadığı Teorisi • Ay’ın dünyanın doğal bir uydusu olmadığı, aslında yapay bir yapı olduğu iddia edilir. • 1969’da Apollo 12’nin Ay’a çarptırdığı bir modülden sonra, Ay’ın birkaç saat boyunca “çan gibi” titreştiği kaydedilmişti. • Bazıları, Ay’ın içinin boş olduğu veya içinde bir uzaylı üssü bulunduğunu öne sürüyor. 2. Tarih ve Uzaylılar Bağlantısı Piramitler ve Uzaylı Teknolojisi • Piramitlerin yalnızca insan gücüyle inşa edilmesinin imkânsız olduğu düşünülür. • Mısır, Maya, Çin piramitlerinin hepsinin benzer geometrilere sahip olması uzaylıların yardımıyla yapıldığı teorisini destekler. • Bazı taş blokların lazer hassasiyetinde kesildiği ve o dönemde böyle bir teknoloji olmadığı öne sürülür. Naziler ve Uzaylı Teknolojisi • Hitler’in Thule ve Vril isimli gizli örgütler aracılığıyla uzaylılarla temasa geçtiği iddia edilir. • “Die Glocke” (Çan) adı verilen gizli bir Nazi cihazının, anti-yerçekimi teknolojisi içerdiği söylenir. • II. Dünya Savaşı sonrası ABD ve SSCB’nin bu teknolojileri ele
Hayata Dair
İlk Günahın Cezası
~KENDİMCE~ Şeytan Havva'yı kandırdı Havva ise Adem'i. Yasak olan meyve değiştirdi her şeyi. Cennetten atıldılar yaşadılar felaketi. Onlar yaptı hepsini, biz çekeriz çilesini. İlk günah: Semavi dinlerde anlatıldığına göre insanlığın yeryüzünde yaşamasına sebep olmuş. Bu günah gerçekten elma yemek mi yoksa mercimeği fırına vermek mi, burası biraz karışık. Kaburga kemiği olmasaydı belki de hiç var olmayacaktık..! Bu günah sonrasında Tanrı, Adem ve Havva'yı yargılayıp ceza olarak yeryüzüne atmış. Öyleyse onların devamı olan her insanın yaşamı hem cezadır hem de yargılama. Her insan ölümüyle hem cezasını bitirecek hem de yargılama sonucunda ya tekrar cezaya sürüklenecek ya da ödüle kavuşacak. Semavi dinlerin anlatımları bu yöndedir. Bu ağır bir durumdur. Adem ve Havva tek bir yasakla sınanırken, biz ise bir sürü yasakla sınanıyoruz. Hem yapmadığımız bir günahın cezasını çekiyoruz hem de birden fazla şeyle sınanıyoruz. Genetik faktörlerin yol açtığı nedenler ile birçok farklı bedensel durum bizim seçeneğimiz dışındadır: Yüz şekli, göz rengi, boy uzunluğu, saç rengi, ten rengi... gibi özelliklerin yanında farklı birçok hastalık da cabası; alerjiler, göz hastalıkları, eklemsel sorunlar, şeker hastalığı , tiroid hastalığı... vs. Yakın zamanda okuduğum birçok yazı ve izlediğim birçok videoda bu genetik durumların değiştirilebileceği bilgisi ile karşılaştım. CRISPR-CAS9 teknolojisi denilen bu işlemle çocuğumuzun göz rengi, saç rengi gibi özelliklerini seçip hastalıkları da DNA'dan çıkarabilecekmişiz. Eminim ki ve tabii ki yine hepsi ayrı ayrı ücretler karşılığında olur. (Çünkü kapitalizm genimizden çıkarılamaz!) Bunun sonunda dünyaya gelen çocuğun yine bir seçme şansı olmuyor ama bu da zamanla aşılacak gibi görünüyor. Çünkü bilimkurgu eserlerinde kişinin
Felsefe
Reklam
Reklam