Ceren Sude

Ceren Sude
@crnsude_
carpe diem
Sabitlenmiş gönderi
Papaz çepeçevre etrafına bakındı ve birdenbire çok bezgin olduğunu sezdiğim bir sesle cevap verdi: “Bütün bu taşlardan ıstırap akıyor, biliyorum bunu. Yüreğim daralmadan hiçbir zaman bakamadım bunlara. Ama kalbimin bütün içtenliğiyle şunu da biliyorum ki aranızdan en sefilleri bile, içinde yaşadıkları karanlıktan Tanrısal bir çehrenin çıktığını gördüler. İşte sizin de görmeniz istenen şey, bu çehredir."
Sayfa 107·Kitabı okudu

Ceren Sude

, bir kitap okudu
Puan vermedi·100 syf.·
5 günde okudu
·
2026 7. kitabı
Pozitif Dergisi
0/10 · 1 okunma
Zor zamanlar kaynak seferberliği gerektirir. Bize iyi gelen ne varsa, olduğumuz yerde hayatımızı onlarla donatmak. İyi gelen insanları daha çok görmek, güldüren filmleri daha çok izlemek, yüzümüzü gülümseten haberlere daha çok bakmak... Frekansı "hakikat" olan doğada bol bol zaman geçirmek... Bir öğretmen kendi hayatında kaynak seferberliği ilan ederek, girdiği bir sınıfın atmosferini değiştirebilir. Bir ebeveyn öfkesini düzenlemeyi öğrenerek çocuğunu ve o çocuğun ertesi gün okulda muhatap olacağı bir sınıf dolusu öğrenciyi etkiliyor olabilir. Bir ailede bir kişinin farkındalık kazanması, nesiller arası önemli bir aktarımı değiştirebilir. Küçük görünen her eylem, kelebek etkisi yaratır. Meditasyon, dua, nefes, farkındalık gibi bireysel iyi oluşa hizmet ettiği düşünülen birçok pratik salt kişisel iyi oluşumuzu etkilemez. Bizi ve çevremizi, dünyadaki frekansı etkiler. Herkes olduğu yerde az çok demeden bir ışık yaksa, aydınlık için bir adım atsa; tüm dünya aydınlanır. Budist öğretmen Thich Nhat Hanh'ın dediği gibi "Dalgalar yükseldiğinde panikleyen dalgadır; su olduğunu hatırlayan ise özgürdür."
Sayfa 92·Kitabı okudu
Alıntı
Kaos çoğu zaman yanlış bir gidiş değil, dönüşümün zorunlu bir evresidir. Böyle zamanlarda insan genelde büyük çözümler arar. Oysa kadim öğretiler bu kaos zamanlarında çoğu zaman küçük eylemleri işaret eder. Olduğumuz yerde, küçük büyük demeden aydınlık için elimizden gelen katkıyı sunmak.. Önce kendi içimizi sonra da çevremizi aydınlatabilmek için... Elden ne kadarı geliyorsa. Tasavvufta anlatılan bir karınca hikâyesinde, karınca dev bir yangına ağzında bir damla su taşır. Ona "bu ateşi söndüremezsin" derler. Ancak karınca cevap verir: "Olsun, tarafım belli olsun." O su, bazen kendi iyi oluşumuz için yaptığımız ve dışardan bencilce görünen bir eylem de olabilir, bazen çevremizdeki canlılar için yaptığımız kendi çıkarlarımızı tamamen geride bırakarak atabildiğimiz eylemler de olabilir. O su, aslında her gün kendimize ve başkalarına dürüst olmak, etik davranabilmek...
Sayfa 92·Kitabı okudu
Alıntı
Değerli bilim insanı Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın hocamız der ki: "Beyin yorgunluk bilmez. Beyin sürmenaj olmaz. Beyin öğrenmeyi bırakınca hastalanır. Okuyun, sürekli okuyun, ne bulursanız okuyun." Bu yalnızca biyolojik bir gerçek değildir; medeniyet gerçeğidir.
Sayfa 86·Kitabı okudu
Alıntı