A zealous supporter of the Counter-Reformation, Jesuit-educated Ferdinand II was named the king of Bohemia only shortly before he was also elected Holy Roman Emperor. Moving under the concept of one religion for one realm, Ferdinand attempted to uproot Protestantism from Bohemia and impose Catholicism on his subjects. The Bohemian nobles, mostly Protestants, rose in revolt and offered their crown to Frederick V, the ardent Calvinist ruler of the Palatinate, one of the major German territories. Frederick’s acceptance touched off the fighting between Catholics and Calvinists.
kuzeyli acımasız Wolf King herif yaa
Feng Ye başını yavaşça çevirdi; o yırtıcı, keskin bakışlarını bir kurt gibi odadaki tüm yerel generallerin üzerinde gezdirdi: "Eğer askerler nizamı bozarsa, askerleri katledin. Eğer halk isyan ederse, halkı katledin! Ne pahasına olursa olsun bu asi ordusunun bu şehri ele geçirmesine, Dongting Gölü’ne hükmedip kılıçlarını Jiangnan’a doğrultmasına asla müsaade etmeyeceğiz!" Odada çıt çıkmıyordu, tüm generaller korkuyla sustu.
Sayfa 664·Kitabı okudu
Alıntı
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
ne ulu general huhh :)) (alevli emoji)
Feng Ye’nin gözleri keskin ve acımasızdı; zerre korku duymadan doğrudan ön saflara yürüdü, kendisine doğrultulmuş mızrak ormanıyla kafakafaya geldi. Tam mızrak uçları onu ve atını bir kirpiye çevirmek üzereyken, atının sırtından havaya doğru muazzam bir fırlayış yaptı, havada ters bir takla attı. Sırtındaki o parlak kırmızı pelerini adeta gökyüzünde süzülen kanlı bir şerit gibi dalgalandı ve Feng Ye, asi nizamının tam göbeğine ayak bastı! Elindeki uzun mızrağı yatay bir kavisle savurdu; çeliğin ete saplanma sesleri vadide yankılanırken, koca bir sıra asi askeri ayaklarının dibine seriliverdi.
Sayfa 646·Kitabı okudu
Alıntı
en uzun seriyi seçmişim üç ay daha okurum ben bunu fhfhfsx
Feng Ye henüz bu yıl on dokuzuna basmıştı; fakat Yan Sikong’un içinde tuhaf bir his vardı: Hayatı boyunca Feng Ye’nin bu uzaklaşan sırtını daha pek çok kez izlemek zorunda kalacaktı. Bir erkeğin hırsı ve idealleri uçsuz bucaksız ufuklara uzanırdı; içten içe onun için deliler gibi endişelense de, asla onun yoluna taş koymayacak, onu engellemeyecekti. Dahası, hem kendisinin hem de Feng Ye’nin bu dünyada taşları yerinden oynatacak, tarihin akışını değiştirecek figürler olduğuna inancı tamdı.
Sayfa 646·Kitabı okudu
Alıntı
You felt debased again today. Shall I tell you why? Your inordinate ambition is boundless. Your motives are not focused on the good of the matter but on your honor. You do not work for humanity but for yourself. You do not strive for the com?letion of the thing but for your recognition. I want to honor you with a prickly crown of iron. This laurel shall suffice you. And now we come to the vile swindle that you pursue with your intellect. You speak more skillfully than others; and thus you abuse your capability and discolor and tone down and strengthen and touch up, and loudly proclaim your honorableness and credulity. You gloatingly leave others in the lurch, if they only get caught in your snares. You epploit their naivety in orderto ?resent yourself as wiser and su?erior. You play at modesty and do not mention your merit, in the certain hope that someone else will do it for you; you are disappointed and withdraw hurt if this doesn’t happen. You love effects—yes, if only for the sake of others!; But those you begrudge them—you love them for yourself. You cannot help loving hearing yourself speak. In particular you like to listen to your affects in speaking—though not for the sake of others, but solely for your sake. (Bugün yine kendini aşağılanmış hissettin. Nedenini söyleyeyim mi? Aşırı hırsın sınır tanımıyor. Niyetlerin meselenin yararına değil, kendi şerefine odaklanmış. İnsanlık için değil, kendin için çalışıyorsun. İşin tamamlanması için değil, tanınmak için çabalıyorsun. Seni dikenli bir demir taçla onurlandırmak istiyorum. Bu defne tacı sana yetecektir. Ve şimdi zekânla peşinde olduğun alçakça dolandırıcılığa geliyoruz. Diğerlerinden daha ustaca konuşuyorsun; ve böylece yeteneğini kötüye kullanır, rengini bozar, tonunu düşürür, güçlendirir ve dokunursun, ve
Sayfa 632 - Book: 5·Kitabı okuyor
Psikoloji
ben bile utandım salak :))
Eğer o masaldaki baştan çıkarıcı su perisi sen olsaydın Sikong... İnan bana, beni o ölümün karanlık yeraltı dünyasına çekmene gerek kalmazdı; ben kendi rızamla senin arkandan o cehenneme sevinçle yürürdüm.