Elif

Elif
9/10
·245 syf.··
Beğendi
·
2023 35. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2023 03:00
Merhabalar, kitap hakkındaki yorumumu belirtmeden önce yazarımıza sadece fikrimizi almak için bizlere tamamen ücretsiz bir şekilde gönderim sağladığı için bir kez de buradan kendisine teşekkür etmek istiyorum. Gelelim kitap hakkındaki düşüncelerime; Şunu söylemek gerekirse öncelikle kitabı okurken kendinizi gerçekten o cezaevinde hissediyorsunuz, duygu çok iyi geçiyor ve oldukça içine çeken bir kitap var önümüzde. Ne yalan söyleyeyim ilk başladığımda bu kitap sıkıcı geçecek diye bir ön yargıya kapıldım ama devam ettikçe hiç düşündüğüm gibi olmadığını anladım. Bana göre hayatta hiçbir şey hiçbir zaman kesin değildir, hepimizin başına her an her şey gelebilir. Bu yüzden bu kitap sizi cezaevine en iyi şekilde hazırlıyor. Anlatım biçimi oldukça akıcı sonlara doğru giderek daha da güzelleşiyor. Şiddetle okunması gerektiğini savunuyorum. Okuyacaklara keyifli okumalar dilerim.
Cezaevi Yaşam RehberiArif Bilgili · Esra Algan Yayıncılık · 202346 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Aşkların en güzeli ve en çok yarım kalanı...
10/10
·376 syf.··
2023 6. kitabı
"Tanrılar beni küçük yaşımda sürdüler yuvamdan, itiraz edemedim; çelimsiz, beceriksiz, silik bir evlattım. Söyleyecek söz bulamadım, alt tarafı bir ölümlüydüm. Lakin kader örgüm henüz sonlanmamıştı. Sürgünüm "Aristos Achaion" un yanına, güzelliğinin güneşi dibinde diz çökmeye çıkmıştı. (...)" Akhilleus ve Patroklos, yasakların ve engellerin arasında aşklarını yaşamaya çalışan bir yarı tanrı ve sıradan bir ölümlü... Öncelikle şunu söylemek istiyorum aşk her zaman her durumda aşktır ve bir kalıbı olamaz eğer bu düşüncenin zıttındaysanız kitabı sakince elinize aldığınız gibi bırakmanızı tavsiye ederim. Kitabın başında Patroklos bir çocuğun ölümünden suçlanarak sürgüne mahkum edilir ve Peleus'un sarayına yerleştirilir. Burada hayatının aşkı Akhilleus ile tanışacaktır. Akhilleus ve Patroklos birlikte büyürler ve aşkları da onlarla birlikte büyür lakin önlerinde bir engel vardır; Akhilleus'un annesi Thetis... Oğluna bir türlü Patroklos'u layık görmez ne de olsa o sadece bir ölümlüdür. Oğlunun ve Patroklos'un aşk yaşadığını öğrenen Thetis Akhilleus'u kaçırır ve onu bir adaya bırakır. Bir süre orada kadın kılığında dans eden Akhilleus'u nihayet Patroklos bulduğunda o evlidir ve karısı hamiledir lakin onlar bunu sorun etmez. Tam aşklarına devam edecekler derken Helen'in kaçırılması üzerine Troya savaşı başlar. "Aristos Achaion" olarak anılan Akhilleus bu savaşa gitmediği takdirde dansözlük yaptığının bütün dünyaya yayılması ile tehdit edilir ve savaşa katılmak zorunda bırakılır. Akhilleus ve Patroklos birlikte savaş alanına gider, savaşmayı bilmeyen Patroklos'un günleri çadırda Akhilleus'u beklemekle geçer. Savaşın sonlarına doğru halk ağır bir yenilgi almak üzereyken ve perişan haldeyken Akhilleus savaş meydanına çağrılır fakat o kibrine yenilir ve gitmez. Bunun üzerine
Akhilleus’un ŞarkısıMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202019,3bin okunma
Masum bir aşkın 13 yıllık mektupları.
9/10
·160 syf.··
2023 15. kitabı
Sabahattin Ali ve biricik eşi Aliye Ali arasında 13 yıl boyunca süren bir mektuplaşma süreci, buram buram aşk kokan bir kitap. Sabahattin Ali Aliye'yi çok içten çok güzel, onu her bir zerresinde hissederek seviyor. İlk sayfaları utangaç taze bir aşığın mektupları iken kitabın ortalarına doğru kendinden emin, sevdiğini belli eden, onun tek bir kelimesine muhtaç bir aşığın mektuplarına dönüyor. Evlendikten sonra ise tam bir aile babası oluyor Sabahattin Ali, onların üzerine titriyor, kızı Filiz ve eşi Aliye onun için belki de dünyadakı tek önemli canlılar oluyor. Kitabı okurken "Tamam işte, aşk bu!" diyorsunuz. Gerçekten o saf o masum aşk o kadar güzel işleniyor ki içinize kitap bir çırpıda okutuyor kendini. Sabahattin Ali'nin el değmemiş çiçekler gibi masum olan aşkını büyük bir huzurla, mutlulukla okuyorsunuz. Bu yüzden kitabı okumayı düşünen herkesin bir an önce okuması gerektiğini düşünüyorum çünkü böyle saf bir aşka rastlamak çok zordur. Keyifli okumalar dilerim.
Sabahattin Ali
Canım Aliye, Ruhum FilizSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202031,5bin okunma
Kesinlikle okunmalı.️
10/10
·260 syf.··
2023 11. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mart 2023 23:15
Bulantı büyük bir merak ve beklenti içinde aldığım bir kitaptı. Açıkçası kitap beklentimin çok da üstünde çıktı. Kitabı basitçe açıklamak gerekirse var oluş bilincinin oluşması ile birlikte gelişen sancılı süreçten bahsediyor. Peki bu ne demek. Hayatımızın bir döneminde hepimiz neden var olduğumuzu, bu dünyadaki amacımızın ne olduğunu ya da bize ne olacağını sorgulamışızdır. Bir kısmımız buna bir cevap bulurken bir çoğumuz da büyük bir boşluk içinde sürükleniriz, kafamızda binlerce soru ile kendi başımıza kalırız. Aslında ana karakter de tam olarak bu şekilde, var oluş sancısını tek başına çeken biri olarak ele alınmış. Kitaptaki diğer karakterler ana karakterimizin kendi var oluş bilincini oluşturmasına yardımcı olan karakterler. Amacını sorguladığı bu yolda hayatından geçen herkes ona iyi ya da kötü bir şeyler katıyor ve sonunda karakterimiz her ne kadar benim gözümde tam oturmamış olsa da bir bilince kavuşuyor. Sorgulayan herkesin en azından bir kere okuması gerektiğini düşünüyorum, okuyacaklara keyifli okumalar diliyorum.
İnceleme
BulantıJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 202128bin okunma
10/10
·112 syf.··
2023 12. kitabı
Küçük Prens'i ilk okuduğumda galiba 10 yaşımdaydım. Şu an 17 yaşındayım ve Küçük Prens o zamandan beri favori kitaplarım arasındadır. Her sene en az bir kere okurum ve her okuyuşumda içinde bulunduğum ruh haline göre kitabı anlayış biçimimin de değiştiğini fark ettim. Her ne kadar çocuk kitabı olarak görülse de Küçük Prens bence yetişkinliğe ilk adım atılan o zamanda özellikle okunması gereken bir kitap. Yaş aldıkça kitaptan alınan şeyler değişiyor. Aslında bu neredeyse her kitap için geçerli. İnsan yaş aldıkça çevreye bakışı ve düşünce yapısı değişir, bu sayede okudukları da onun gözünde yeniden şekillenir. Küçük Prens içinde en sevdiğim karakter tilki açıkçası. Çünkü insanın yüzüne gerçekleri çarpan tamamen gerçek hayatta bir insan olarak karşımıza çıkabilecek bir karakter. Bir şekilde okuyucuya tilki aracılığıyla ders veriliyor ve bu benim çok hoşuma gidiyor. Aslında gül de öyle. O da etrafımızdaki kibirli insanları temsil ediyor benim gözümde. Araya sıkıştırılan diğer karakterler ds birer duyguyu ya da karşımıza çıkabilecek insanları temsil ediyor yani en azından benim bu yaşımda Küçük Prens'i okurken anladıklarım bunlar. Uzun lafın kısası Küçük Prens bir kere değil onlarca kez okunması gereken bir kitap. Okuyan herkesin çok seveceğini ve kendinden bir parça bulacağına inanıyorum. Okuyacaklara keyifli okumalar diliyorum.
İnceleme
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2015279,9bin okunma