Belirsizlik…
Daha korkutucu bir his gelmiyor aklıma; benliğimi aşındıran, her saniyesi acı veren bir zaman dilimi. Olacaksa olsun! Ne olursa: iyi veya kötü… Önemli olan bunlar değil.
Beni çileden çıkartan: “Ya kötü olursa?”, “Acaba iyi olacak mı?” Arasında git geller ile boğulduğum o korkunç bekleyiş.
Bakarsanız, çaresi de zaman değil.Her acı
için “İlaç zamandır, geçer.” deriz. Zaman geçtikçe her duygu biraz pas tutar; bilakis, bekleyiş farklıdır. Zaman bu sefer bedene işler, içiniz paslanır.
Ne kadar zaman geçerse, belirsizlik de o kadar artar ve her saniyesinde o acı çekilmez bir hal alır. Yani beklemek, umut etmek ve korkmak arasında gidip gelmek, zamanı daha da yavaş hissettirebilir.
Belirsizlikle başa çıkmak, sıkıntılı bir bekleyişin ortasında bile içsel gücünüzü korumak demektir.
Evet, zaman bazen iyileşmeyi getirebilir; ancak bazen de belirsizlik ve korkuyla daha da zorlaştırmış olur.
Elife ait…