Henüz, her düşünceyi, aklıma gelir gelmez söylemek gibi bir yanlış davranıştan kurtulamamıştım. Kant, elliiki yaşına kadar sabretmişti: Ben sabredemediğim için, onun yazdığı bir kelimeyi bile anlayamıyordum. Sandalyeye daha sıkı tutunarak, ‘Düşüncelerini olgunlaştırıncaya kadar beklemelisin Hikmet,’ dedim kendime. Ağrılara ve kendine acımaya boş vermelisin. Biraz düşündüm ve sabrettim; sonra, ‘Bizi bir de bu acımak mahvediyor albayım, ‘ dedim. Başkalarına acımakla başlayan bu tehlikeli duygu, her zaman kendimize acımakla son buluyor. Kendimize acımaktan, başka işlere zaman kalmıyor.