kitap günümüzden, ana konunun dört yıl kadar ilerisinden bir sahneyle başlıyor ve daha ilk sayfalardan merakla dolmanızı sağlıyor. baştan söylemem gerekiyor ki sonu beni çok etkilemedi, ama sonunu tahmin ettiğim halde, ki psikolojik gerilim türünde çok sayıda kitap okuduysanız muhtemelen edebilirdiniz, kitabı elimden bırakamadım ve bir günden az bir sürede bitirdim. geçmişle günümüz arasında gidip gelen bu kitabın sonunda arka arkaya iki ters köşe karşılıyor bizi. eğer beklentiniz bu ters köşelerin çok çarpıcı olmasıysa ve dediğim gibi bu türde fazla kitap okuduysanız beklentiniz biraz havada kalabiliyor fakat kitabın asıl olayı, sonunu tahmin etseniz dahi ortaya çıkana kadar o sahnelerin gerilimini hissettirme ve sürükleme konusunda çok başarılı olması.
sebastian fitzek’ten okuduğum ilk kitap olmasına karşın daha önce wulf dorn’dan altı kitap bitirmiştim ve bu kitap sonu açısından, işleyişi ve olayların seyri farklı olsa da, bana psikiyatrist’i hatırlattı. maalesef onun kadar başarılı bulamadım ama bu yorumu yaparken -yanılmıyorsam- terapi’nin fitzek’in ilk romanı olduğunu unutmamak gerekir.
TerapiSebastian Fitzek