Sssss

Sssss
@ctopel
arşivim
Konfüçyüs’le Doğu’dan Yükselen Felsefe: Konuşmalar
Puan vermedi·160 syf.··
Beğendi
·
2021 181. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Kasım 2021 20:50
Konfüçyüs der ki: Öğrenmek ve zamanı geldiğinde öğrendiğini uygulamak, mutluluk değil midir?” 1. Hayatı Hakkında Kısaca M.Ö. 551 yılında doğan Konfüçyüs, günümüzde Çin tarihinin en ünlü filozofu olarak anılıyor. Bu unvanı haklı bir şekilde taşıyan filozof, Lu Beyliği’nden Kong Qiu adıyla da bilinmektedir. Düşünsel açıdan parlak bir dönem olduğu ifade edilen bu çağda öğrenmeye olan merakı sayesinde sivrilen ve adından söz ettiren Konfüçyüs, yaşadığı bölgenin en saygı duyulan ve sözü en çok dinlenen alimlerinden biri olur. M.Ö. 479’da hayata veda eden filozofun yaşadığı dönemde herhangi bir eseri basılmış değil. Konuşmalar isimli bu eserinin öldükten sonra öğrencileri tarafından derlenip yayımlandığı düşünülüyor. Konfüçyüs’ün doğduğu çağ Çin’in siyasi açıdan en karmaşık dönemlerinden biridir aynı zamanda. Konfüçyüs bu dönemde birbirleriyle husumet halinde olan beylikler arasında seyahatler ederek fikirlerini yöneticiler ve halkla paylaşıyordu. Her türlü sorunun barışçıl yöntemlerle çözülmesi gerektiğine inanan filozofun diyaloglarında yönetici kesime karşı gayet saygılı bir tavır takındığını görüyoruz. İyi bir yöneticinin ahlâklı, erdemli ve yetenekli olması gerektiğini söyleyen filozofun konuşma metinlerinden de anladığımız üzere, öğrencilerine en büyük öğütlerinden biri de şüphesiz iyi ve merhametli bir insan olmalarıdır. 2. Coğrafyalar Değişse de, Yol Aynı: Felsefe “Konfüçyüs öğrencilerine dört şey öğretirdi: kültür, toplumda yaşamanın pratikleri, sadakat ve dürüstlük.“ Öğrenmek ve öğrendiğini öğretmeye dayalı bir sistem geliştiren Konfüçyüs, adeta Doğu’dan yükselen bir ışık görevi üstlenmiş ve yaşadığı çağda birçok insana ders vermiştir. Batı’da, Yunanistan topraklarında Sokrates’le yükselişe geçen felsefeyi dünyanın öteki ucunda Konfüçyüs temsil etmiştir.
Felsefe
KonuşmalarKonfüçyüs · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20211,911 okunma
Sssss
başarılı inceleme
Reklam
10/10
·152 syf.··
2021 43. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2021 10:06
Bu sene 11. sınıfım ile birlikte okuduk, ekim ayı kitabımız oldu. Bilmiyorum kaçıncı okuyuşum, böyle her sene bir sınıfı bahane edip okurum, okuturum. Her okuyuş ilk okuyuş gibi olur, bu önemli işte. Her seferinde bir hayvana takılırım, kendimi bulurum onda, bu da önemli. Bundan önce epey bir süre Boxer'cıydım, ah güzel Boxer diye döne döne yanardım ona. Ama şimdi Benjamin der oldum, kendimi bulmaya başladım onda. Sanırım artık ben de onun gibiyim, her şeyden herkesten elimi eteğimi çektim. Uğraşmak boş, çünkü biliyorum ki hiçbir şey öncekinden daha iyi olmayacak. Hiçbir zaman daha iyi ya da daha kötü diye bir şey yok, olmayacak diye düşünüyorum, zorluk ve hayal kırıklığı ve açlık hiç bitmeyecek gibi geliyor. Evet dünyanın kanunu bunlar. Ben de katılıyorum ona artık ve bu seviye ,Benjamin seviyesi, başka bir seviye, geldi bu sefer bana. Tüm kitap boyunca ona odaklandım durdum, gözümü ondan alamadım. Benjamin bizim, yani modernizmin yarattığı umutsuz, pasif ama her şeyin de farkında olan, sadece gerek duymayan günümüz insanını temsil ediyor taaa 1940'lardan. Orwell'a bir kez daha saygı duydum, bu nasıl doğal bu nasıl tam kıvamında bu nasıl eksiksiz bir roman yazmaktır. Her şeyiyle hepsiyle tam, tüm. Hani bütün kitaplar eşittir ama bazı kitaplar öbürlerinden daha eşittir dedirtecek bir roman, bütün yazarlar eşittir ama bazı yazarlar öbürlerinden daha eşittir'lik yazar. Heh işte, öyle. Ne diyelim başka, en iyisi "Seneye görüşmek üzere." diyelim, bitirelim.
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,5bin okunma
Sssss
"umutsuz, pasif ama her şeyin farkında olan" güzel çıkarım.
1960'larda, Konsorsiyum dışında Türkiye'ye en büyük ekonomik yardım sağlayan dış kaynak, 1967 yılında iki ülke arasında imzalanan ekonomik işbirliği anlaşması çerçevesinde, mal karşılığı ödenmek üzere yüzde 2,5 faizli ve 15 sene vadeli 200 milyon dolarlık bir kredi ile Sovyetler Birliği oldu. Batılı yardım vericilerin finanse etmeye pek de hevesli olmadıkları ileri sürülen İskenderun Demir-Çelik Fabrikası, Seydişehir Alüminyum Fabrikası ve Aliağa Petrol Rafinerisi gibi önemli tesisler bu kredi ile kuruldu.
Sayfa 196 - Altmışlı Yıllarda Türkiye Ekonomisi·Kitabı okudu
Sssss
İsdemir'de birkaç sene öncesine kadar Rus yapımı makineler bulunmaktaydı eski olan tesislerinde Rusça uyarı levhaları da vardı. Aynı zamanda fabrikayi Ruslar inşa ediyor ve 2000 lerin başında ozellesen fabrikalarimizdan. Seydişehir'deki de Eti alüminyum olması lazım.