Bazı ince okumaların kalın kalın yazdıracak gücü olabiliyor. Tıpkı Yâ Hû gibi.
.
Yazanın düşünce yapısını beğenince tadından yenmiyor böylesi dizeler. Derin düşüncelere yönlendiren, durup düşünmenizi sağlayan, beyinle yürek arasında elektriksel yük artışına neden olan satırlar. Okurken ardı ardına dönen betler sona erdiğinde siz yeni bir düşünce yoluna koyuluyorsunuz.
.
İlk girişteki kısa anıysa kişioğlunu en duyarlı olması gereken yerden vuruyor. Sevdiğim bir okuma oldu. Size birkaç dizesini bırakırken de "Bilmem Kimin Ticarethanesi" ile "Hah!" her satırını beğendiğim, anlamlı bulduğum şiirler oldu. Diğerlerinde altını çizdiğim yerler var. Her okuyanın alacağı tat da verim de başka olacaktır.
.
"Unutma, seni doğuran ana
Adam olasın diye doğurdu
Adam yiyesin diye değil."
.
"Aslında bugün de güzeliz
Ama biz bunu fark edemeyiz
Bugün dünde kalmadıkça."
.
"Dünya fani, ben fani
Sonu olmasa, kül olmasam, toprak olmasam hani
Bir gün yeter sıkıldım der miyim?"
.
En ilgi çekenlerden biride "Tanrı Orda ve İnsan"da Tanrı'nın insanlığa sözleriydi. Bakış açısı katması güzel bir deneyim oldu. Örneğin:
.
"Kuldan kula kul olmayacağını anlayanlardansın.
Ama hâlâ cücük kadar beyninle hatayı bende ararsın.
Ben size kendimden kattım diye
Gücünüz yetti İblis'e
Yoksa hâliniz nice olurdu
Evren bensiz bir hiç olduğunuzu bilse"
.
Kısaca ama doluca bu şiirleri şiir sevenlerin gözlerine emanet ediyorum. Her şiir bir başka evren, her sözcük yeni düşüncelere gebe.
.
Betikle esen kalın.