Bazı Sabahlar
Bazı sabahlar uyandığımda sanki gece boyunca biri içimdeki bütün renkleri çalmış gibi hissediyorum. Perdelerin arasından sızan ışık bile odama değil de başka birinin hayatına düşüyormuş gibi. İnsanlar buna yorgunluk diyor. Keşke sadece yorgunluk olsaydı. Aynaya baktığımda yüzümü görüyorum ama kendimi göremiyorum. Gözlerimin arkasında yaşayan biri vardı bir zamanlar; hayalleri olan, bir şeyleri bekleyen, sevinebilen biri. Şimdi onun yaşadığı yere ben bakıyorum sadece. Bir evin harabelerini gezen son ziyaretçi gibi. En kötüsü acı değil. Acıya alışılıyor. İnsan her şeye alışıyor. En kötüsü hiçbir şey hissedemediğin zamanlar. Bir çiçeğin açmasıyla bir yıldızın ölmesi aynı anlamı taşıyor o günlerde. Dünya dönüyor, insanlar gülüyor, mevsimler değişiyor ama sen bir fotoğrafın içine çivilenmiş gibi kalıyorsun. Sonra bir gün, sebepsizce gökyüzü büyüyor. Kalbim kaburgalarıma sığmamaya başlıyor. Aylardır susan zihnim bir anda binlerce sesle doluyor. Her şey mümkün geliyor. Yıllardır kuramadığım hayalleri birkaç saatte kuruyorum. Yürümüyorum, sanki yer beni taşıyor. İnsanların yıllara yaydığı umutları birkaç dakikada tüketiyorum. Ama yükseldikçe korkuyorum. Çünkü biliyorum. Biliyorum ki her yükselişin altında beni bekleyen bir çukur var. Bir gün kendimi dünyanın merkezinde hissederken ertesi gün yatağımdan kalkmak için savaş veriyorum. Bir gün bütün evren damarlarımda akıyormuş gibi gelirken ertesi gün bir bardak su almaya bile gücüm kalmıyor. Kimse anlamıyor. Çünkü insanlar seni hep tek bir hâlinle tanımak istiyor. Ya mutlu olacaksın ya üzgün. Ya güçlü olacaksın ya kırık. Oysa ben her gün başka bir enkazın içinden çıkıyorum. Bazen düşünüyorum; belki de asıl yorgunluğum yaşamak değil, sürekli kendimle karşılaşmak. İnsan kendinden kaçamıyor. Ben yıllardır bunu deniyorum.
İnsan ve Hayat
Yaşamak çukur yerlere doluyor diyorlar Bu yüzden yıkıntıya dönüşse de yaşıyormuş insan Ama hep yıkıldığımız yeter, Biraz da kekik toplayalım Kıymetini bilmediğimiz şeyler var. |Barış Bıçakçı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hangi Bölümdesiniz?
Portia Nelson 5 Kısa Fasılda Otobiyografi ı. bölüm sokakta yürüyorum. kaldırımda derin bir çukur. düşüyorum içine. kayboluyorum. çaresizim. benim suçum değil. içinden çıkmam epey zaman alıyor. ıı. bölüm aynı sokakta yürüyorum. kaldırımda derin bir çukur. yine görmüyorum. yine içine düşüyorum. aynı yerde olduğuma inanamıyorum. benim suçum değil. içinden çıkmam yine zaman alıyor. ııı. bölüm aynı sokakta yürüyorum. kaldırımda derin bir çukur. orada olduğunu görüyorum, yine de içine düşüyorum. bir alışkanlık. benim suçum. nerede olduğumu biliyorum. hızla çıkıyorum. ıv. bölüm aynı sokakta yürüyorum. kaldırımda derin bir çukur.
Hayata Dair
Farkına Varamadım
Bilmem ömrüm nasıl geçti, bitti; farkına varamadım. Felekte peşime düştü, tuttu; farkına varamadım. Kader yazdı, felek vurdu. Kolum kanadım kırdı, önümde bir çukur vardı, itti; farkına varamadım. Vefasızın biri geldi, kalbimden içeri daldı. Şu garip gönlümü çaldı, gitti; farkına varamadım. Aldı felek şefkatini, verdiğinin bin katını. Tekmesini, tokatını attı, farkına varamadım. Fani der ki vay halime, zincir vuruldu koluma. Köle gibi bir zalime sattı, farkına varamadım..
Şiir
Bir avuç tozdan gökdelenler diktin ruhunun boşluğuna, Adını kazıdın kanla, kendi kibrinin taş duvarlarına. Gözlerinde sönmeyen o obsidyen hırsın ateşi, Kendi krallığını kurarken, yıktın içindeki o masum eşi. Zirve sandığın o soğuk taht, aslında bir celladın masası, Sahip olma arzusu, ruhunun en derindeki o dipsiz yasası. Her altın sikkede biraz daha öldürdün kendine dair ne varsa, Dünya artık senin olsun, ne fayda; ruhun o enkazda nefessiz kalsa. Kapısını içeriden sürgülediğin o devasa sarayda şimdi, Kendi gölgenle savaşıyorsun, o gölge ki en sadık düşmanın şimdi. Hırsların, zincirlerin oldu; her adımda biraz daha derinleşen o çukur, Artık sen, kendi cehenneminde, kendi kendine mahkum, ebedi bir gurur.
Boşluk...
Hepimizin bir kuyusu var elbet... Enderine gömdüğümüz kaygılarımızı, ihtiraslarımızı, tutkularımızı saklayan, en derin sohbetlerimizi paylaştığımız, en cesur itiraflarımızı haykırdığımız bir kuyu, utandığımız anılarımızın yatağı...Endişelerimizin barınağı... Kuyulardan delik deşik olmuş bir yolda, düşe kalka yürür gibi yaşıyoruz hayatı...çukur çukur olmuş bir kalple...
Duygu ve Düşünce