Hangi Bölümdesiniz?
Portia Nelson 5 Kısa Fasılda Otobiyografi ı. bölüm sokakta yürüyorum. kaldırımda derin bir çukur. düşüyorum içine. kayboluyorum. çaresizim. benim suçum değil. içinden çıkmam epey zaman alıyor. ıı. bölüm aynı sokakta yürüyorum. kaldırımda derin bir çukur. yine görmüyorum. yine içine düşüyorum. aynı yerde olduğuma inanamıyorum. benim suçum değil. içinden çıkmam yine zaman alıyor. ııı. bölüm aynı sokakta yürüyorum. kaldırımda derin bir çukur. orada olduğunu görüyorum, yine de içine düşüyorum. bir alışkanlık. benim suçum. nerede olduğumu biliyorum. hızla çıkıyorum. ıv. bölüm aynı sokakta yürüyorum. kaldırımda derin bir çukur.
Hayata Dair
Farkına Varamadım
Bilmem ömrüm nasıl geçti, bitti; farkına varamadım. Felekte peşime düştü, tuttu; farkına varamadım. Kader yazdı, felek vurdu. Kolum kanadım kırdı, önümde bir çukur vardı, itti; farkına varamadım. Vefasızın biri geldi, kalbimden içeri daldı. Şu garip gönlümü çaldı, gitti; farkına varamadım. Aldı felek şefkatini, verdiğinin bin katını. Tekmesini, tokatını attı, farkına varamadım. Fani der ki vay halime, zincir vuruldu koluma. Köle gibi bir zalime sattı, farkına varamadım..
Şiir
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bir avuç tozdan gökdelenler diktin ruhunun boşluğuna, Adını kazıdın kanla, kendi kibrinin taş duvarlarına. Gözlerinde sönmeyen o obsidyen hırsın ateşi, Kendi krallığını kurarken, yıktın içindeki o masum eşi. Zirve sandığın o soğuk taht, aslında bir celladın masası, Sahip olma arzusu, ruhunun en derindeki o dipsiz yasası. Her altın sikkede biraz daha öldürdün kendine dair ne varsa, Dünya artık senin olsun, ne fayda; ruhun o enkazda nefessiz kalsa. Kapısını içeriden sürgülediğin o devasa sarayda şimdi, Kendi gölgenle savaşıyorsun, o gölge ki en sadık düşmanın şimdi. Hırsların, zincirlerin oldu; her adımda biraz daha derinleşen o çukur, Artık sen, kendi cehenneminde, kendi kendine mahkum, ebedi bir gurur.
Boşluk...
Hepimizin bir kuyusu var elbet... Enderine gömdüğümüz kaygılarımızı, ihtiraslarımızı, tutkularımızı saklayan, en derin sohbetlerimizi paylaştığımız, en cesur itiraflarımızı haykırdığımız bir kuyu, utandığımız anılarımızın yatağı...Endişelerimizin barınağı... Kuyulardan delik deşik olmuş bir yolda, düşe kalka yürür gibi yaşıyoruz hayatı...çukur çukur olmuş bir kalple...
Duygu ve Düşünce
sen hiç istemedin ki dostum
Gönül cenneti istiyor imiş ammâ günahlar bırakmıyormuş. Söylesene sevgili dostum, günahlar da kim oluyormuş? Gönlümüze ket vuracak, gönlümüzün isteklerini, istediklerini engelleyecek günah mı varmış bu dünyada? Gönül bir kere istese, gönlün kendisi cennet olmaz mı? Bir kere, evet bir kere gönül cenneti istese dağlar tepeler düzlük, denizler yol olmaz mı insana? Günah adam gibi istememenin, isteyememenin adı değil mi zâten? Günah istemesini bilmeyenlerin, istemek nedir bilmeyenlerin içine yuvarlandığı çukur değil mi? Evet günah: olmayanlara, olmayı adam gibi istemeyenlere verilmiş bir ceza.
Alıntı
Havalanıp deli gönül kalma heveste Vurup kanadını kırarlar bir gün Bu can sana baki kalmaz kafeste Toprakta bir çukur yararlar bir gün