Spoiler yok rahatlıkla okuyabilisiniz
Puan vermedi
Bu kitabı cook seviyorum en sevdigim watty kitabıdır dönüp dolaşıp okuyorum yani, zamanında küçükken okumamış olsaydim simdi okusaydım sevmezdim çünkü minel çok cringe ama korelim oyle degil neyse bu prometheus korelin abisi korelin psikolojik rahatsızlığı var bir ara kendisini katil yani prometheus sanıyor ama o değil abisi ve abisi onu kullanıyor yani bu salak minelde yine kuzuma korelime inanmıyor korelde zehir içerek kendini öldürüyor
1000Kitap
Emare - SarmaşıkAslı Arslan · Ephesus Yayınları · 20173,692 okunma
İlk Kafkam
Puan vermedi·32 syf.·
2026 72. kitabı
Çocuklar için iyi bir seçenek olur mu emin olamadım çünkü çizimleri pek hoş değil özellikle ilk sayfadaki çizim beni bile rahatsız etti. Çok beğenemedim ama niye okudum da demedim sonuçta çok ince bir kitap merak ettiyseniz okuyabilirsiniz
İlk KafkamMatthue Roth · Kafka Yayınevi · 201428 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·251 syf.·
2026 4. kitabı
Kadınların En Güzel Tarihi, doğum günü hediyemdi ve 7 Mart'ta kadınlar gününden bir gün önce bitirmiş bulundum. Kitap üç ana bölümden oluşuyor ve her bölümde farklı bir uzman sık sorulan sorulara yanıt veriyor: İlk bölümde antropolog Herieter insanlığın başlangıcından ilk çağlara kadar ataerkilliği inceliyor. İkinci bölümde tarihçi ve kadın tarihi uzmanı Perrot ağırlıklı olarak Avrupa ve Fransa kadın tarihini karşılaştırmalı bir şekilde 1900'lü yılların sonuna kadar ele alıyor. Son bölümde ise düşünür Agacinski toplumsal cinsiyet meselesinin dilbilimsel, biyoteknolojik gelişmeler ve lgbti bağlamlarında geleceğini ve potansiyel durumlarını tartışıyor. Temel bir uygarlık tarihi ve siyasi tarih okuryazarlığı olan biri kitabı rahatlıkla takip edebilir. Farklı bir ön okuma gerektireceğini düşünmüyorum ama bazı kısımlarda detaylı okuma yapanlar konuları daha derinden kavrayabilir. Örneğin yazarlar Fransız olduğu için sıklıkla Fransa üstünden örnek veriliyor ve Avrupa tarihi bilmek bu kitaptan alacağınız verimi ikiye katlar. Yayınevi kaynakçaya vermemiş ama orijinal metninde kaynakçası olduğunu düşünüyorum, o yüzden güvenilir bir kaynak denebilir. Kendi adıma en çok ikinci bölümde zorlandım çünkü kadınların son iki bin yıllık tarihindeki aile, Hıristiyanlık/kilise etkisi, çalışma hayatı ve seçme-seçilme hakkını kazanma olarak büyük odak gerektiren konuları içeriyordu ve bazı kısımları idrak edebilmek gerçekten zordu. Yine de toplumsal cinsiyet tarihi alanında giriş düzeyinde okuyabileceğim iyi kitaplardan biriydi. Sizin bu konularda önerebileceğiniz kaynaklar var mı? Neden öğrenmemiz ve incelememiz gereken bir alan olduğunu düşünüyorsunuz? kitaplar | kitap inceleme | okumalar | eğitim | gönüllülük | kariyer | üniversite | kitap önerileri | toplumsal cinsiyet | kadın
Kadınların En Güzel TarihiMichelle Perrot · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020602 okunma
Milena'ya Mektuplar İncelemesi
Puan vermedi·320 syf.··
2026 16. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 08:02
1920 yılında bir iş amacıyla mektuplar yazılmaya başlar. Alıcısı Milena Jesenská'dır—cesur, özgür ruhlu ve Kafka'nın zihnini anlayabildiğine inandığı ender insanlardan biri. Bu mektuplar yıllar sonra Milena'ya Mektuplar adıyla yayımlanacaktır. Kafka asla yayımlanacağını bilmeden, bütün sansürleri kaldırıp gardını indirerek korkularını, kaygılarını, özlemlerini ve çaresizliğini hiçbir kurguya sığınmadan anlattığı samimi mektuplardır. "Sana yazarken kendimi daha gerçek hissediyorum; ama mektup bittiğinde yine aynı yalnızlıkla baş başa kalıyorum. Çünkü sen uzaktasın ve ben sana ancak kelimelerle dokunabiliyorum." Kafka bu mektuplarda rol yapmıyor. Okur olarak karşınızda yalnızca onun en kırılgan hâli var. Milena'ya Mektuplar'ı elime aldığımda romantik mektuplardan oluşan bir kitap okuyamayacağımı biliyordum. Daha ilk sayfalardan itibaren ağır ilerleyen yoğun bir anlatımla karşı karşıya kaldım. Burada ilerleyen bir olay örgüsünden çok Kafka'nın zihninin içinde dolaşıyorsunuz. Her mektup onun ruh hâlinin ayrı bir fotoğrafı gibi. Duygular sürekli değişiyor; umut yerini kaygıya bırakıyor, yakınlık hissi korkuya dönüşüyor. Sayfalar boyunca bitmeyen bir gelgit var. Ve en çokta korku var. Bu yüzden kitap ağır ilerliyor. Okurken zaman zaman yorulduğumu hissettim. Çünkü Kafka yalnızca Milena'ya yazmıyor; aynı zamanda kendisiyle de konuşuyor. Yazmak, onun gerçek hayatta kuramadığı ilişkinin yerine geçen tek güvenli alan hâline geliyor. Bu yönüyle kitap, Kafka'yı anlamak isteyenler için oldukça değerli. Hatta bazen insan, "Kafka kendi kitabını yorumlasaydı muhtemelen hem çok beğenir hem de acımasızca eleştirirdi." diye düşünmeden edemiyor. Kitap boyunca dikkatimi en çok çeken şey korkuydu. Kafka neredeyse her sayfada bir korkusundan söz ediyor. Hastalıktan, ilişkilerden,
İnceleme
Milena'ya MektuplarFranz Kafka · İndigo Yayınları · 201865,9bin okunma
Yetenekli Çocuğun Dramı
9/10
·144 syf.·
2026 13. kitabı
Alice Miller, Freud'un düşüncelerine karşı çıkan bir psikanalisttir. Yetenekli Çocuğun Dramı'nı yayımladığında tüm Avrupa'da büyük bir ilgi görmüştür ve bunun üzerine yaklaşık on beş yıl sonra kitabı düzenleyerek yeniden baskıya vermiştir. Psikanalist yaklaşımda sıkça gördüğümüz gibi aslında geçmiş yaşantılarımız özellikle erken çocuklukta yaşadığımız deneyimler bizi, kişiliğimizi ve bizzat kendi çocuklarımızı yetiştirme biçimimizi doğrudan etkilemektedir. Bu kitapta da baskın şekilde anne babası tarafından kişiliği yara almış bireylerin tipik özellikleri ele alınmaktadır. Dili ne çok akademik ne de çok basit, birkaç temel terimi bilmek kitabının genel akışını anlamak için yeterli. Daha önce Nihan Kaya'nın kitaplarını okuyan birisi Alice Miller'ın da ne demek istediğini tam olarak anlayabilir çünkü Nihan Kaya, Alice Miller'ın düşüncelerinden önemli ölçüde etkilenen biri. Çocukluğumuzda yaşadığımız olumsuz deneyimlerin o vakitler yaşayamadığımız duygularıyla ne zaman yüzleşirsek bundan sonra da hayatımıza tüm duygularımızı yaşayabilmeyi seçeceğimizin mesajını ben bu kitaptan aldım. Çocukken savunmasızdık ama şu anda bir yetişkiniz ve kendi hayatımızdan sorumluyuz. Kitap sonlara doğru kendisini sık sık tekrar ediyor ama bence onun dışında gayet okunabilir bir kitaptı kitaplar | kitap inceleme | okumalar | eğitim | gönüllülük | kariyer | üniversite | kitap önerileri | Yetenekli Çocuğun Dramı | Alice Miller
Yetenekli Çocuğun DramıAlice Miller · Profil Yayıncılık · 20213,936 okunma
8/10
·254 syf.··
Beğendi
·
2026 39. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 15:43
“İnsan,kendisini anlamak için göğe bakar;varlığını anlamak için içe bakar.Teleskopla evrenin uçurumuna eğilir,mikroskopla kendi derinliğine” Petrikor..Bilmeyenler için;yağmur damlalarının kuru toprakla buluşmasıyla ortaya çıkan o meşhur ve ferahlatıcı toprak kokusunun bilimsel adı..Hadi o kokuyu burnumuza getiren sayfalara bir göz atalım.. Yokluk ülkesindeyiz,haritalarda aramayın;bulamazsınız!Hepimizin en az bir kere uğradığı ülke burası.Geç kalmaların,ifade edilememiş söz ve duyguların,birbirlerine ulaşamamış insanların,ihtimallerin ülkesi.Ve burada ismi olmayanlarla beraberiz;adam ve kadın ile.Kendini ve anlamını bulma hikayesi bu,hoş geldiniz! Kadın ve adam..Lapis ve Oasis gezegenleri..Gezegenler üzerinden insan ruhunu aralıyoruz.Her gezegenin de kendine ait bir karakterinin bir ruhunun olduğunu görüyoruz.Ve tabi ki adam ve kadın..Bir ofis ortamında iletişimden uzak bir çekimle başlayan bir ilişki.Adam gayet sıradan,insan ilişkilerinde samimi,başarılı,yalnızlığın huzurunu değerli bulan,kendi yolunda ilerleyen biri.Kadın ise mesafeli,yer yer değişken. ‘Adam artıydı, kadın eksi;aralarındaki denge tam da bu’demiş kitap,katılmamak ne mümkün.Birbirlerine yaklaşmaması gereken Lapis ve Oasis gezegenleri gibi onlar..Birbirlerinin çekim güçlerine dayanamayan iki ruh ve onların sessiz savaşı okuduğumuz. Aşk nedir?Fedakarlık adı altında,kişinin kendisinden vazgeçmesine aşk denilebilir mi? Beklentisiz başladığım bu kitabı bitirdiğimde hala karakterlere kızmaya devam ediyordum. Aşk’ın o sıcak yumuşatıcı etkisine kapılmak,akışta süzülmek varken neden kaya gibi olmayı seçer insan?Ya da neden azıcık kendini de düşünmez,gözünü açmaz kişi?Kendi kendime kızdım tamam da yok mu sanki çevremde/çevremizde böyle toksik sayılabilecek ilişkiler?Sağlıklı ilişki kuramayıp da gel
PetrikorJonah Axon · Limera Yayınları · 202677 okunma