...sonunda kendi kendime hayatın belki de bu olduğunu söylüyorum. Fazlasıyla umutsuzluk. Ama aynı zamanda, güzel bir-iki an. Zamanın aynı olmadığı. Sanki müzik notaları zaman içinde bir tür parantez açıyor. Bir erteleme. Buradaki başka yer. Asla'daki her zaman.
Evet, bu işte! Asla'daki her zaman.
Çok yorgun bir hali vardı. Üzgün olmaktan ziyade yorgundu. Kendi kendime, bilge yüzlerde ıstırap böyle görünüyor diye düşündüm. Kendini göstermiyor. Çok büyük bir yorgunluk izlenimi veriyor. Ben de yorgun mu görünüyorum?
Bozgunumuz bunca kesinken sürdürdüğümüz bu savaş hangisi? Üzerimize üzerimize gelen bütün bu muharebelerden bitkin düşmüş bir halde, bir sabahtan diğerine gündelik yaşam korkusunu, bu sonsuz koridordan duyduğumuz korkuyu taşıyoruz. Oysa son saatimiz gelip çattığında, bunca uzun süre arşınlamaktan mukadderatımız halini aldığı ni göreceğiz o koridorun.