İlunga

İlunga
@cura_te_ipsum
“Kurnaz insanlar okumayı küçümserler, basit insanlar ona hayran olurlar, akıllı insanlar ise ondan yararlanırlar.”
4/10
·88 syf.··
2020 29. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2020 20:10
Sivil itaatsizliği, basit yaşamı ve çevreciliği savunan yazar Yürümek kitabında insanın toplumdan arınmasının, doğa ile bütünleşmesinin yolunun yürüyüşler ile gerçekleşebileceğini anlatmış. Doğanın el değmemiş halinde insanın özüne inebileceğini savunmuş ve bir bataklığı en güzel mimari ile yapılmış evlere tercih ettiğini ifade etmiştir. Çünkü ona göre insan, ancak doğa ile baş başa kalıp, gerçek mânada içsel bir yürüyüş yapabilirse huzura ulaşabilir. Kitap hakkındaki fikirlerime gelecek olursak aslında yazarın kitapta anlatmak istediği konuyu beğendim . Mesela doğanın gerçek mutluluğa ulaşmada en önemli araç olduğu ve doğayı keşfetmenin verdiği hazzı başka hiçbir şeyin veremeyeceğine konusunda kitapta okuduklarım beni tatmin etti. Ancak kitabı okurken sürekli bir kopukluk hali yaşadım. Okuduğum anda bende mi bir sorun vardı bilmiyorum ama sürekli kafam dağıldı. Yazar doğayı tarif ederken birdenbire tarihçilere, şairlere ve filozoflara geçiş yapmış ve bence bu durum asıl konudan sapmasına neden olmuş. Ayrıca bazı kısımlarda uzun uzadıya betimlemeler yapmış. Bu da bir noktada okuma zevkimi azalttı diyebilirim. Kısacası bir doğa sever olarak kitapta asıl anlatılmak isteneni, doğadaki yürüyüşün insanın özüne etki edişi konusunu sevdim ancak maalesef ki yazarın bu konuyu işleyiş şeklini sevemedim. Tam konuya dalıyorum derken yazar başka yerlere saptığı için kopukluklar yaşadım. Bu nedenle kitaba puanım: 10/4
YürümekHenry David Thoreau · Can Yayınları · 20204,551 okunma
Reklam
8/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2020 28. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2020 22:27
#spoiler Öncelikle kitabın dilini çok sevdiğimi belirtmek istiyorum. Kendimi sürekli karakterlerin yerine koyarak okudum. Yazar basit bir konuyu çok derin bir şekilde işlemişti bana göre. Zaten yazar natüralizm akımının ilk ve en önemli temsilcilerinden biri. Bu yüzden kitapta her şey tüm doğallığıyla ortadaydı bana kalırsa. Birçok yerde Therese açısından düşündüm. Yaşadığı hayat ne kadar boğucuydu onu bir cinayete kadar sürükledi. Aslında burada şunu anladım insan kendi zevkleri için gözünü karartıp ne çok şey yapabiliyomuş. Ancak böyle boğucu bir hayat kimsenin hayatını söndürme hakkını vermez insana. Yaptıkları geri dönüşü olmayan bir şeydi ve bence acı çekmeleri, dehşete düşmeleri çok yerinde oldu çünkü Therese ve Laurent’in başkalarının mutsuzluğu üzerine mutluluk kuramayacağı başından belliydi. Onlarınki kısa bir süreliğine var olan bir tutkuydu. Ve bu tutku, aradaki engeller dehşet verici bir şekilde ortadan kalkınca yok oldu. Aslında birçok yeri tahmin ediyordum ancak karakterlerin anlatılış şekli, duygu durumları o kadar güzeldi ki böyle basit bir konu daha derin anlatılamazdı diye düşündüm. Psikolojik analizlerin olduğu kitapları çok severim ve bu kitap da favorilerim arasında yerini aldı. Anlatım, karakterler, olaylar vs her şey yerli yerindeydi. Ne eksik ne fazla. Çok ama çok sevdim ben kitabı böyle bir eseri okuma şansı elde ettiğim için çok mutluyum.
İnsan
Therese RaquinEmile Zola · Dorlion Yayınevi · 20203,324 okunma
3/10
·56 syf.··
2020 25. kitabı
#spoiler Kitabı çok büyük bir beklentiyle elime aldım ve Tahsin Yücel’n önsözünü okuduktan sonra daha bir meraklandım. Ancak ilk sayfalar beni hiç sarmadı. Bir kopukluk oldu ve ben bir türlü kitabın ana kısmına odaklanadım. Bir sürü yer ve karakter isminin kullanılması da bu kopukluğun tuzu biberi oldu. Bunlara ek olarak kitapta herkesin birdenbire ölmesi bazen sıkıcı bir hal aldı. Ancak tüm bunlara rağmen Felicite’nin papağanıyla olan ilişkisi ve onu her şeyden koruma çabası içimi ısıttı Etrafındaki kötü insanlara rağmen iyi niyetini hiç kaybetmeyen Felicite, bana göre çok güçlü bir yapıya sahip. Son olarak kitapta en beğendiğim kısımlar Felicite’nin papağanıyla yaşadıkları oldu. Başlangıç kısımlarını ise hiç sevemedim
Saf Bir YürekGustave Flaubert · Can Yayınları · 20193,505 okunma
3/10
·226 syf.··
2020 8. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2020 01:06
Bu kitap benim içim tam bir fiyaskoydu. Sırf bitirmek için okudum. Kitabın çok okunmuş ve beğenilmiş olması beklentimi yükseltti, diğer kişisel gelişim kitaplarının aksine daha iyi olduğunu sanmıştım ama büyük bir hayal kırıklığına uğradım. Kişisel gelişim kitaplarında ‘kendini sev’ , ‘hayata gülümse’ tarzında anlatımın olduğunu biliyorum fakat bu kitap bana çok basit geldi. Kitabın içeriğine gelecek olursak yazar belli başlı konularda önce kendi yaşamından hikayelerini anlatmış ve bunları anlatırken de sürekli konudan konuya atlamış bu yüzden konular bir odak noktasında toplanamamış. Daha sonrasında ise insanlara öğüt tarzında kısa yazılar yazıp özlü sözlere yer vermiş. Sırf emek verildiği için 3 puan verdim. Onun dışında elbette ki okuyanlara saygım sonsuz ve de okumaya yeni başlayanlar için okunabilecek tarzda fakat kitaplarda seçici davranan, okuduğu kitaptan farklı bakış açıları kazanmak isteyen benim gibi insanlar için ‘vakit kaybı’ olduğunu belirtmek isterim.
Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir HayvandırAhmet Şerif İzgören · Elma Yayınevi · 202428,1bin okunma
Puan vermedi·218 syf.··
2016 20. kitabı
DOSTOYEVSKİ-BEYAZ GECELER Okuduğum üçüncü Dostoyevski kitabıydı. Yer Altından Notlar kitabı ile tanıdım kalemini. Onu okuduğum ilk andan itibaren beni bu kadar etkilemesi en keskin duyguları bile tek hamlede, kısa ve net bir şekilde gözler önüne serme yeteneğiydi sanırım. Kitabın 96 sayfadan oluşması beni üzmedi değil. Çünkü bitsin istemedim bu yüzden az az okudum. Her cümlesinde kendimi karakterlerin yerine koydum adeta onların yaşadıklarını ben yaşadım. Psikolojik tahlillerin bu denli güçlü olması beni bir anda içine çekti kitabın. Okuyan herkesi de etkileyeceğini düşünüyorum. Vakit kaybetmeden okuyun derim :) ‘’Niçin insanlar birbirlerine karşı açık yürekli davranmıyorlar? Neden en iyi insan bile karşısındakinden bir şeyler gizliyor, bütün düşündüklerini açıklamıyor? Sözlerimizin yabana atılmadığını bildiğimiz zamanlar bile neden içimizden geçenleri olduğu gibi söyleyemiyoruz? Nedense herkes olduğundan sert görünmek istiyor? Duygularını hemen açığa vurursa altta kalacakmış, küçük düşürülecekmiş gibi bir korkuya kapılıyor?..’’
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024102,2bin okunma
Reklam