İkisi de hissettiler ki, şu birkaç günlük ayrılık içinde, münasebetlerinin tarihi büyük bir devir geçirmişti ve daha üç beş ay evelki hatıralar bile senelerce uzak bir maziye ait gibi görünüyorlardı. Aşk meselelerinde zamana ait ölçülerin içimizde ne garip farklarla değiştiğini sezdiler.
Büyük bir hevesle başladım okumaya.Gerek Peyami Safa'nın üslubu olsun gerek olay örgüsü olsun beni heyecanlandırdı.Fakat kitabın sonuna dek hep bir olay olmasını beklediğimden olsa gerek beni pek tatmin etmedi.Neriman'ın kendi yolunu seçmesi bu kadar basit olmamalıydı sanki.Ayrıca Şinasi ve Faiz Bey'in kendilerini üstün görürcesine Neriman'ı alttan alttan suçlamaları ve o kadar insanı bir araya toplayıp Neriman'ı adeta kendi taraflarına çekmeye çalışmaları beni rahatsız etti.Oysaki Şinasi'ye gerçekten ısınmıştım ve sevgisine beni inandırmıştı.Ya arkadaşıyla konuşurken kurduğu o cümleler "Şimdi onunla evlenmek zorundayım" "Bu benim sorumluluğum" kitabın sonunda hiçbir karakteri sevmediğime kanaat getirdim.Peyami Safa garp ve şark ayrımını ve düşüncelerini bu olay örgüsü üzerinden aktarmayı tercih etmiş.Kitabın son kısmında çok güzel yerlere de değinmiş.Ama bu düşüncelerini aktarırken sanki olay örgüsü zayıf kalmış.Son kısım oldu bittiye geldi gibi hissettim.Yine de verilen mesajlar oldukça etkileyici.Üslubunu çok sevdiğimden başka kitaplarına şans vereceğim.