Celal Uslu

Celal Uslu
--Mediocrité Partout ++ Scientia vincere tenebras! --Ars longa, vita brevis, occasio praeceps, experimentum periculosum, iudicium difficile. ++Per aspera, ad astra.
sabah türküsü - Ezginin Günlüğü
öğrencilik zamanları sene 1990; izmirdeyim. buca eğitim. solcuyum, baya solcuyum. yaz tatili. para sıfır. izkent yeni yapılıyor. inşaatta iş buldum. ama çok sakarım. derken. molazları biten katlardan temizlemek işi düştü bana. el arabasına yükleyip zemine indirmek gerekiyor. öyle bir son kısmı oldu ki. iki araba fazla bir araba yetmez. hepsini yükledim. nasıl ağır. bir gayret ittirdim ve fakat durmak ne mümkün... hoppa duvara tosladı. bütün bir duvar 5. kattan aşağıya düştü. düşer tabi. neyse işte işten kovuldum. para kazanmak konusu .... aradan yıllar geçti. ağzımda leş gibi bir türkü kısmına geçtim. sonra dedim ki ben ne yapıyorum? şu hayatta neler neler. insaşaat işçliği, garsonluk, şipşak foto, esnaflık, bilgisayar programcılığı, öğretmenlik.... neler neler.. şimdi başka yerlerde başka şeyler düşünüyorum. uzayda sikik bir galakside sikik bir güneş sistemindde sikik bir dünyada .... yok öyle değil. dünya güzel. güneş sistemi de güzel hatta samanyolu hatta andromeda hatta her şey güzel. yok o kadar da güzel değil. her şey her şeyin derecesi. şimdi kedinin karnı doydu... gırrrr gırrrr oynaş istiyo... demin nasıl vahşi nasıl şiddet içinde idi... evet hayatta olmak sıkıntılı bir şey; evet canlılık başlı başına bir sorun. o sebeple tabiat bir bütündür. ama hayat hep azınlıktadır... bilmiyorum. kalbim ve arkadaşları daha kaç yıl yaşar......... -Deniz Doğançay youtube.com/watch?v=OZhNKyA...
Reklam
Her coğrafyanın kaybedeni kadınlar.
Ertesi sabah erken saatlerde babam beni çağırdı. "Dün akşam gelenin kim olduğunu biliyor musun?" "Tahmin edebiliyorum." "O, senin gelecekteki kocan." "Ama baba, o çok yaşlı!" Hala babamın bana değer vermeyip beni onun gibi yaşlı bir adamla yaşamaya göndereceğine inanamıyordum. "O en iyisi tatlım! Etrafta dolanıp öteki kadınların peşine düşerek başka eşler getiremeyecek kadar yaşlı. Seni terk etmeyecek, sana bakacak. Üstelik..." Babam burada durdu ve gururla sırıtarak, "Sana ne kadar ödediğini biliyor musun? diye sordu. "Ne kadar?" "BEŞ deve! Bana BEŞ deve verecek." Babam koluma hafifçe vurdu. "Seninle gurur duyuyorum."
Sayfa 66 - Bilge Kültür-Sanat·Kitabı okudu
Puan vermedi·314 syf.··
2018 15. kitabı
·
123 günde okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2018 15:22
Çok satan kitapların arkasında, bol bol hatta haddinden fazla, birazdan yazacağım cümleleri okuduk/okuyoruz. "Başyapıt! Sarsıcı! okuyucunun hafızasından asla çıkmayacak bir eser. Haklı isyanın, devrimin ve ezilenlerin başucu kitabı." Örnekler çoğaltılabilir. Basımevi sahibi olsam Yeryüzünün Lanetlileri kitabının arkasını bu cümlelerle doldururdum. Bunu yaparak yazara ve onun düşüncelerine çok büyük hakaret etmiş olurdum. Çoğunluğa gerçekleri göstermek adına böylesine bir utanca ortak olunur mu? Artık olunur. Güneşi balçık ile sıvayacağına inanan karanlık zihniyetli insanların ve önlerine çıkan her şeyi tahakküm altına almadan durmayanların, canlı, cansız, doğa ve evrenin tek ölçütünün maddi değerine göre yargılayan insanların dünyasında, 'uzun vadede' uçuruma ışık hızı ile gidiyoruz. Yeşilçam öngörüsü ile aktarmak gerekirse; Faşo Ağa misali satılan toprak parçası üzerindeki insanların da satılması. Afrika'nın makus tarihinin özeti. Afrika'dan yola çıkarak Latin Amerika, Ortadoğu ve Dünya halklarının başlarına örülen çorabı sökme kılavuzu. Tüm dünyada mantar gibi üreyen, içi boş, toplumların gazını almak ve dikkatleri hep yaratılan 'düşmana' çevirmek, küçük azınlığın büyük çoğunluğu gütmek adına; şovencilik, milliyetçilik, ulusalcılık, millilik vb. kavramlar pompalanıyor. Bu hengameye kapılanlar bayrak yarışında birbirlerini tüketiyorlar. Çok geç olmadan -sinir ve hazım sisteminiz düzgün çalışıyorsa- bu kitabı okuyun.
Yeryüzünün LanetlileriFrantz Fanon · Versus Kitap · 20201,253 okunma

Celal Uslu

, bir kitap okudu
Puan vermedi·314 syf.··
123 günde okudu
·
2018 15. kitabı
Frantz Fanon
8.9/10 · 1.253 okunma
O ve Ben
Sana koşuyorum bir vapur içinde Ölmemek, delirmemek için... Yaşamak; bütün adaletlerden uzak Yaşamak... Hayır değil, değil sıcak; Dudaklarının hatırası; Değil saçlarının kokusu Hiçbiri değil. Dünyada büyük fırtınanın koptuğu böyle günlerde Ben onsuz edemem. Eli elimin içinde olmalı, Gözlerine bakmalıyım, Sesini işitmeliyim. Beraber yemek yemeliyiz Ara sıra gülmeliyiz. Yapamam, onsuz edemem. Bana su, bana ekmek, bana zehir; Bana tat, bana uyku Gibi gelen çirkin kızım! Sensiz edemem!
Sayfa 11·Kitabı okudu
Reklam