Buraya uzun bir şeyler yazmak istiyordum fakat ne benim ne de muhtemel bu yazıyı okuyanların çok zamanını almak istemiyorum. Bu yazıyı da kayıt olsun diye paylaşıyorum.
Özet: Bu grup sayfasından
gazete okumuyorum,,, TV'yi de kapatıyorum,,, Azrail Manastrı'na döndürdü medya bu memleketi yavrum benim,,, biz seyrettikçe canavarlaştırıyor kendini,,, biz-halk şiddete olan düşkünlüğümüzle yaratıyoruz ejderi,,,
Bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.
Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana dünyada başka bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin.
Dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir!.. Niçin bunu anlamakta bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz? Niçin ilk defa gördüğümüz bir peynirin evsafı hakkında söz söylemekten kaçtığımız halde ilk rast geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatlığıyla öteye geçiveriyoruz?