Neden başkalarının zevk aldığı ve kanıksadığı şeyler beni huzursuz ediyor? Neden bu kadar takıntılıyım? Bu kadar merhametsizce içine çekildiğim şeyden neden nefret ediyorum? Neden müşrik, erotik bir karanlıkta yatağa girip, gecenin içinden kendime tembel tembel gülümseyip,”Günün birinde doğru yolda ilerlersem, fiziksel ve zihinsel doyuma ulaşacağım…” demek yerine - neden geç saatlere kadar, içimdeki ateş sönene, zihnimi soğuk , çıkarcı düşüncelere sevk edene dek ayakta oluyorum?
Sevmiyorum, kendim hariç hiç kimseyi sevmiyorum. bunu kabullenmek epey sarsıcı.
Bütün bu olaylar benim için akıl almaz; dünyam yıkılıyor, yeniden kuruluyor, bak bakalım nasıl başa çıkacaksin. Yıkılmasından şikayetim yok, zaten yıkılıyordu; yeniden kurulmasından şikayetim var, güçsüzlüğümden şikayetim var, güneşin ışığından şikayetim var.