-“Sizin Tanrınız bir bahçenin ortasına bir elma ağacı koyar ve der ki, ‘hey arkadaşlar ne isterseniz yapın, ama bu elmayı yemeyin.’
Sürpriz, sürpriz, elmayı yerler ve o da saklandığı çalının arkasından fırlayarak bağırır ‘yakaladım, yakaladım.’ Oysa yemeselerdi de sonuçta bir şey değişmeyecekti.” Dedi Ford.
-“ Niye değişmesin?”
-“Çünkü eğer karşındaki, kaldırıma içinde tuğla bulunan şapkaları bırakmaktan hoşlanan bir zihniyete sahipse, gayet iyi bilirsin ki bundan vazgeçmez. Er ya da geç seni gafil avlar.”
Tanrı inancı ile ahlakilik ilişkisine sosyolojik açıdan bakıldığında, bireylerin dindar oldukları için değil, toplumsallaşma sürecinde ahlak kurallarını içselleştirdikleri için ahlaklı yani uyumlu davrandıkları anlaşılmaktadır. Bu durum din veya tanrı inancı olmayan bireylerin neden ahlaklı davranabildiklerini açıklamaktadır.