Puan vermedi·208 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 16:46
Günübirlik Hayatlar ~ Irvin D. Yalom . Alıntılar; . Her şeye dair anılar, sonsuzluk uçurumunda süratle gözden yitiyor. . “Hepimizinki günübirlik hayatlar; hatırlayanın, hatırlanandan farkı yok. Hepsi geçici. Hem anılar hem de onların nesnesi. Her şeyi unutmuş olacağın günler kapıda, her şeyin seni unutacağı günler yakın. Bil ki çok geçmeden hiç kimse ve hiçbir yerde olacaksın.’ . Nietzsche'nin de dediği gibi, "Neden'i olan, Nasıl'a katlanır." . İster uzun yaşayacak olayım ister kısa, şu an hayattayım. İnsanın hayatta uzun yaşamaktan başka umutlarının da olabileceğini görmek istiyorum. Ölüm veya acı çekme fikrine sırt çevirmek gerekmediğini ama bunlara uzun uzun vakit ve alan ayırmanın da lüzumu olmadığını bilmek istiyorum. Hayatın geçici olduğu bilgisine kendimi alıştırmak istiyorum. . Ben Ölüm’e uğrayamadığım için O nezaket edip uğradı bana. . “Bazen düşünceler, gündüz düşlerinde veya gece gördüğümüz rüyalarda isteğimiz dışında zihnimize girerler.” . Gözünü açıp kapıyorsun ve bir bakıyorsun ki hayat bitmiş. İşte bu kadar. Saklanacak yer yok. Güvenlik diye bir şey yok. Geçicilik... yaşam geçici... . Kitap Yorumu; . Nietzsche Ağladığında kitabını okumuştum ondan sonra ilk kez yazarı tekrar okudum ve sanırım popüler kültüre yenik düştüm. Kötü bir kitap değil muhakkak kendi hastalarının yaşadıkları ve çözümlerine dair hayat içi mücadele, zorlukları ele alıyor bunları yaparken kendisinin de yaşının ilerlemesi ve kendi korkularını da kapalı ve açık şekillerde dile getiriyor. Dediğim gibi popüler kültür kısmına yenik düştüm çok görünce almak istedim bir de O’ kitap’tan sonra ama hüsrandayım! Güzel bir kitap lakin okumak isteyenler çok büyük bir beklenti içine girmesin demekten başka bir şey gelmiyor elimden. Etikileyici hikayeler var böyle söylediğim diye de kitap
Edebiyat
Günübirlik HayatlarIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 201616,2bin okunma
AİDEN&RORY
Puan vermedi·448 syf.··
2026 9. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 14:28
Herkese merhaba.. 2 ay sonra geldim ölmedim ve yeniden buradayım :D felaket derece rs dönemine girmiştim ve sonra instagramda bu kitabın ai videosuyla karşılaşıp okumaya karar verdim. İyi de oldu uzun zaman sonra tekrardan kitap okumak iyi hissettirdi. Konumuzla gelecek olursak; Rus mafya prensesi ve buz patencisi Rory ve İrlanda mafyasının infazcısı ve buz hokey takımının kaptanı Aiden arasında geçiyor. Aiden Rory'nin kim olduğunu bilmeden bir saldırı sonucu Rory'i kaçırıyor. Sonradan kendisinin rus mafyasına ait olduğu anlaşılınca bir uzlaşma sonucu takas yapılıyor. Ama çiftimizin hikayesi bitiyor mu ? Asla.. Aiden Rory'nin peşini bırakmıyor ama arka tarafta Rory için İtalyanlarla planlanan görücü usulü bir evlilik vardır. Rory ise bundan kaçmak için her şeyi yapmaya hazırdır ve kendini birden Aiden'ın güvenli kollarında bulur. Şimdi öncelikle kendileri ai videosunda gördüğüm şekilde kafamda canlandığı için kitabı çok beğendim ama.. ama olaylar biraz yavaş ve eksik ilerledi. Her ne kadar klişe bir mafya kitabı olsa da konu çok daha güzel işlenebilirdi diye düşünüyorum. Serinin ikinci kitabı başka karakteri anlatıyor ama okur muyum emin değilim. Yine de kendisi beni rs'den çıkaran bir kitap olduğu için bir yıldızımı oradan veriyorum :D Bu şekilde inceleme yazmayı çok özlemişim ama kitap okumayı daha çok özlemişim.. Yazarın eline,emeğine,kalemine sağlık diyorum. Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar. ÇokçaKalppp>>>>
1000Kitap
No Promises, No LiesA.J Wilding · Rose Onyx Press · 20252 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
8/10
·160 syf.··
2026 3. kitabı
Sisifos hikayesine daha varoluşçu bir yönden bakan ve beynimde yeni bir fikrin kilidini açan kitap.Her ne kadar varoluşçu bakış açısına tamamen katılmasam da bu bakış açısını belirli mitler üzerinde görmek dinlemek hoşuma gidiyor.Pdf üzerinde bir sürü yeri işaretledim bunlardan birini buraya sabitliyorum. "Les dieux avaient condamné Sisyphe â rouler sans cesse un rocher jusqu'au sommet d'une montagne d'où la pierre retombait par son propre poids.Ils avaient pensé avec quelque raison qu'il n'est pas de punition plus terrible que le travail inutile et sans espoir."
Sisifos SöyleniAlbert Camus · Can Yayınları · 202011,3bin okunma
Puan vermedi·512 syf.··
2026 1. kitabı
Okurken her ne kadar bazı yerlerde, ağır dilinden dolayı,zorlansam da eğlenceli bir yolculuktu benim için.Hem Fransızca konusunda beni farklı bir seviyeye çıkardı hem de bir kitabı orijinal dilinde okumanın perspektifi ne kadar değiştirdiğinin farkına varmamı sağladı.Buraya kitapta beni etkileyen bir alıntıyı bırakıp sözü burda bitiriyorum. "Aimer ou avoir aimé,cela suffit.Ne demandez rien d'autre aprèc cela.On n'a pas d'autre perle à trouver dans les plis ténébreux de la vie."
Les MisérablesVictor Hugo · Wordsworth · 0105,4bin okunma
8/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 103. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 15:37
Sevdim də sevmədim də…. İçimdə qarışıq hislər yarandı. İvy mənə çatmadı məsələn. Ən sevdiyim Günahın Silinişi kiyabı oldu. Necə başladı necə bitti anlamadım. Amma sonu yaxşı idi.
Kalbin DirilişiA. Zavarelli · Prime Kitap · 2025134 okunma
Yazarın Kibrine Kurban Giden Bir Hikaye
7/10
·244 syf.··
2026 8. kitabı
Güzel hikaye, çöpe atılmış karakter gelişimi. Yazarı az çok tanıyorsan, onun kendi kibrini Ruth'un ruhuna üflediğini anlarsın. Hikaye de bunun üzerinden gidiyor zaten. 19. ve 20. yüzyıllarda bir kadından beklenen evlenip çocuklarına bakmasıdır fakat karakterimiz Ruth, okuldaki arkadaşlarının aksine, zihninde çok daha başka dünyalar dönen ve bambaşka zevklere sahip olan bir kız. Yazma yeteneği de oldukça yüksek. Eric ise Ruth'un öğretmeni. Ruth'taki bu ışığı görüp onu kendi elleriyle şekillendirmek istiyor. Kendi evine alıp eğitmeye başlıyor. Bu eğitim sırasında aralarında hafif romantik anlar yaşanıyor. Eric, eşine rağmen Ruth'a aşık oluyor ve Ruth da buna karşılık veriyor hatta daha doğrusu teslim oluyor. Bu teslimiyet bir süre sonra Eric'in tanrı kompleksine girmesine neden oluyor ve Ruth'u kısıtlamaya başlıyor. Buraya kadar klasik bir 19. yüzyıl romantizmi diyebilirsin ama asıl saçmalık bundan sonra başlıyor. Ruth bir süre sonra kendisini kısıtlanmış hissediyor ve evden ayrılıyor. Gittiği yerdeki genç bir askerle durup dururken öpüşüp evlenme kararı alıyor. Erkekleri parmağında oynatmaktan zevk alan bir kız nasıl oluyor da bir anda evlenme kararı alıyor? Özgürlüğüne bu kadar düşkün olan ve aşık olduğu adamın evinden özgürlüğü uğruna ayrılan bir kız, nasıl oluyor da kendinden yaşça küçük, dümdüz bir adamla daha doğru dürüst tanımadan evlenmeye kalkıyor :D Karakter gelişimi saçmalığı bitmiyor bu arada. Ruth'a aynı zamanda Eric'in oğlu da aşık, adı Jonas. Jonas döneme göre duygusal, naif/feminen görünen ve kitap boyunca ailesi tarafından aşağılanan bir karakter (gerçi hak etmiyor da değil :D). Ancak bu kadar naif olan Jonas karakterinin, hikayenin sonunda Ruth'a saldırıp elini ısıran ve kalçalarını avuçlayan birine dönüşmesi tamamen yazarın narsist kişiliğinden
1000Kitap
RuthLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20184,396 okunma