Ama uykudan uyanmak işkence gibiydi. Tüm hayatım olabilecek en feci biçimde gözlerimin önünden geçer, zihnime yeniden en yavan anılarım dolar, olduğum yere gelmemi sağlayan her minik ayrıntıyı anımsardım. Başka şeyleri anımsamaya gayret ederdim –daha iyi bir versiyon, belki daha mutlu bir hikaye veya aynı ölçüde yavan ama belli ayrıntıları daha farklı bir hayat– ama asla işe yaramazdı. Hala hep kendimdim.
Durup kendini dinledi, göğsünde bir huzursuzluk, dışarı çıkmak isteyen bir şeyler hissediyordu. Birden ne olduğunu anladı, özgürleşmek isteyen, bastırılmış kahkahalar vardı içinde.
Korku cezadan çok daha beterdir, çünkü ceza bellidir, ağır da olsa, hafif de, hiçbir zaman belirsizliğin dehşeti kadar, o sonsuz gerilimin ürkünçlüğü kadar kötü değildir.