Puan vermedi·56 syf.·
2026 14. kitabı
Bu eser aslında Mekke ehline gönderilen bir risalenin tercümesidir. Oldukça kısa bir kitap olsa da bize, büyük muhaddis Ebû Dâvûd es-Sicistânî'nin, meşhur hadis kitabı Sünen hakkındaki açıklamalarını içermektedir. Mürsel hadislerin değeri, zayıf hadislerin kullanım sınırları, rivayetlerin tekrar edilmesindeki hikmeti ve hadislerin seçilmesindeki ilmî ölçüler gibi hadis usûlünün temel meseleleri ele alınmaktadır. İlgilesine tavsiye ediyorum.
1000Kitap
Hadis UsülüEbû Dâvûd · Çelebi Yayınevi · 20262 okunma
Khaled Hosseini - Bin Muhteşem Güneş
Puan vermedi·430 syf.··
2026 6. kitabı
Meryem, Celil ve Nana'nın kızıdır. Celil zengin ve güçlü bir adamdır. Nana onun hizmetçisiyken ondan hamile kalır. Adamın başka üç meşru karısı ve dokuz çocuğu vardır. Nana, kızına "Haramî" deyip sürekli acımasızca eleştirir ve dışlar ama kızını haftada bir gün gören Celil ona güzel davranır. Nana hamile kalmış ve evden uzaklaştırılmıştır, kendisi için mücadele etmemesi sebebiyle Celil'e kızgındır. Nana daha sonra başkasıyla evlenecek olur ancak yazarın "cin girmesi" diyerek ironize ettiği epilepsi krizleri geçirir. Molla Feyzullah isimli çok sevdiği yaşlı bir Kur'an hocası vardır. Sonrasında darbe olur ve şah devrilir. Bir gün Meryem Celil'in Herat'taki evine gider ve oradakilere onun kızı olduğunu söyler. Celil kapıya çıkmaz, Celil'in şoförü Meryem'e kendisini eve götürmeyi teklif etse de reddeder ve beklemeye devam eder. Geceyi orada geçirir, eve de girmeye çalışır ancak beceremez. Annesi hep oraya giderse aşağılanacağını söylemiş ancak Meryem dinlememiştir, burada gururu kırılır. Döndüğünde ise Nana'nın kendini astığını görür. Sonra alınmadığı eve Celil'in yanına normal bir şekilde alınır ancak tabi ki kızın bütün hayatı alt üst olmuştur. Burada mutsuz bir hayat sürerken üvey anneleri 15 yaşındaki kızın bir talibi olduğunu söylerler. Meryem diretse de nikahını kıyarlar. Kocasının adı Raşit'tir ve uzun, göbekli, sigara içen, pis kokan bir adamdır. Meryem ayrılırken babasına çok sitem eder ve bir daha seni görmek istemiyorum der. İlk başta kıza cinsellik açısından zaman veren Raşit bir hafta sonra aklına geldikçe karnına kramplar giren kıza artık zamanının geldiğini söyler. Raşit dinci bir adamdır ve kadının bir ters bakışının bile problem olduğunu, başı açık kadınların kocalarının adam olmadığını düşünmektedir. Ona giymesi için bir burka verir ve giyince önünü
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,5bin okunma
Reklam
Puan vermedi·64 syf.··
2026 54. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 17:02
Hz. Peygamber (s.a.s.), kurban etinin üçe taksim edilip bir bölümünün kurban kesemeyen yoksullara dağıtılmasını, bir bölümünün akraba, tanıdık ve komşularla paylaşılmasını, bir kısmının da evde yenmesini tavsiye etmiştir (Ebû Dâvûd, Dahâyâ, 10). Kurban etinin tamamı evde bırakılabilir. Ancak, durumu iyi olan Müslümanların, toplumda muhtaçların arttığı bir dönemde kurban etlerinin çoğunu hatta tamamını dağıtmaları daha uygun olur.
Kurban Bayramı
Kurban Sıkça SorulanlarKolektif · Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları · 201815 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 27. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 13:09
Bu kitabın asli yazarı Sadreddin Konevî, İbnü'l Arabî'nin en önemli eseri olan Fusûsü'l-hikem'in bir şerhini yazmış ancak çeviriyle, dipnotlarıyla ve açıklamalarıyla elimize ulaşan şeklini kazandıran Ekrem Demirli. Bu nedenle içerik dışında, yazara dair değerlendirmeyi Ekrem Demirli üzerinden yapacağım. Kitap, genel olarak varlık mertebelerini ve İnsan-ı Kâmil olgusunu 27 peygamberin öne çıkan karakteristik özellikleri, hikmetleri çerçevesinde ele almakta. Her bir peygambere, kronolojik sıralamadan bağımsız olarak birer Fas (öz) başlığı altında yer verilmiş. Her bir peygamberin kendilerine tahsis edilmiş bölümde öne çıkan hikmet türü (parantez içindeki metin) ve bu peygamberin öne çıkan hususiyeti şu şekilde: Hz. Âdem (İlâhî hikmet): İnsanın, kâinatın ve varlığın özeti (mikro-kozmos), Allah’ın yeryüzündeki halifesi olma durumu. Hz. Şît (Nefesî hikmet): Allah’ın hibeleri, ihsanı ve varlığın sürekliliği. Hz. Nûh (Sübbûhî hikmet): Tenzih (Yaratıcıyı dünyadan soyutlama) ve teşbih (benzetme) arasındaki denge. Hz. İdrîs (Kuddûsî hikmet): Yücelik, ulviyet ve feleklerin ruhaniyeti ile olan bağ. Hz. İbrâhim (Müheyyemî [sevgide aşırılık] hikmet): fenafillah (kulun Allah'ta son bulması), ilahî aşk ve dostluk. Hz. İshak (Hakkî [doğruluk, gerçeklik]): Hakikat ve keşif yoluyla elde edilen bilgi; rüya tabiri. Hz. İsmail (Alîyye [yükseklik] ve Rıza [Allah'ın rızasını gözetme, Allah'ın takdirine razı gelme]): Teslimiyet ve rızanın zirvesi; nefsin kurban edilmesi. Hz. Ya'kûb (Ruhî [ruhânîlik] hikmet): Manevi hüzün ve sabırla gelen ruhsal derinlik. Hz. Yûsuf (Nurîyye [nûrânîlik] hikmeti): Hayal alemi (Misal alemi) ve bu alemin nurlar üzerinden tecellisi. __Hz. Hûd (Ahadî [birlik, ehadiyet] hikmeti): Her şeyin Allah’ın kontrolünde (perçeminden
Fusûsü’l Hikem’in Ana KonularıSadreddin Konevi · Fikriyat Yayınları · 20242 okunma
Puan vermedi·105 syf.··
2026 28. kitabı
MEHMET SEYMEN-ALLAHA ADANMAK "Allah'a Adanmak'. klasik anlamda bir roman/öykü gibi olay örgüsü kurup karakterler üzerinden ilerleyen bir metin değil; dini-ilmî bir inceleme. Mehmet Seymen, Ebû Dâvûd'un Sünen'indeki Cihâd bölümünü merkeze alıp. bu bölümde yer alan toplam hadis savısını ve bâb başlıklarını çerçeveleyerek; günümüzde en çok tartışılan, yanlış anlaşılan ve sık sorulan konulara temas eden 23 hadisi seçip onların mânâ ve yorumları üzerinden bir "doğru anlama" hattı kurmaya çalışıyor. Niyet, kitabın daha ilk sayfalarında net: cihâd kavramının özellikle gavrimüslimlerce "kılıç zoruyla din davatması/ ayrım gözetmeden öldürme" gibi bir imaja indirgenmesini, hem tarihî bağlamı hem de hadislerin sınır çizici diliyle tashih etmek. Kitabın verdiği ana mesaj, tek bir cümleye indirgenecekse şu cizgide toplanıyor: "Cihâd" rastgele şiddet değil; şartları, maksadı, ahlâkı ve hukukî sınırları olan; bazen savaș alanıyla, çoğu zaman da kişinin dili, malı, iradesi ve sorumluluğuyla ilgili bir kulluk mücadelesidir. Seymen, kavramın mezheplerce yapılan tariflerine ve Kur'an-hadis bütünlüğüne yaslanarak cihâdın fikıh literatüründeki yerini ve "hangi şartlarda/ kimlere" yöneldiğini tartışıyor; böylece okurun zihnindeki genel slogan"' algısını, "sartlara bağlı dinî sorumluluk' okumasına dönüştürmek istiyor. Bu yaklaşım içinde metin, okura iki şey katıyor: Birincisi cihâdın konuşulduğu her yerde asıl belirleyenin niyet hedef ve yöntem olduğunu; bir hükme varırken parçacı alıntıların değil, hadislerin yer aldığı bütün bağlamın hatta nâsih-mensûh ilişkisi gibi usûl boyutlarının hesaba katılması gerektiğini hatırlatıyor. Seymen'in "tek kaynağa yaslanmama, hadis diye aktarırken hadis âlimlerinin değerlendirmelerini dikkate alma, ahkâm çıkarırken geniş tahriç ve iliski bilgisi olmadan
Allah’a AdanmakMehmet Seymen · İkinci Adam Yayınları · 20253 okunma
Puan vermedi·240 syf.·
2026 27. kitabı
İslam mistisizminin (tasavvuf) ve felsefesinin zirve isimlerinden biri olan Muhyiddin İbnü’l-Arabî’nin olgunluk dönemi eseri Fusûsü’l-Hikem (Hikmetlerin Yüzük Taşları), 627 (1229) yılında Şam'da kaleme alınmıştır. İbnü’l-Arabî'nin kendi ifadesiyle bu eser, doğrudan Hz. Muhammed'in manevi bir vizyon (rüya/müşahede) yoluyla kendisine uzatarak "Bunu al ve insanlara sun" dediği ilahi bir bağıştır. Bu "verilmişlik" iddiası, eserin dilinin neden son derece sembolik, yoğun ve dogmatik bir kesinlik taşıdığını açıklar. Fütûhât-ı Mekkiyye yazarın ansiklopedik külliyatını temsil ederken, Fusûsü’l-Hikem onun felsefi ve teozofik sisteminin damıtılmış, en kristalize halidir. Eser, yalnızca tasavvufi bir el kitabı değil; varlığın doğası, Tanrı-âlem ilişkisi ve insanın kozmik işlevi üzerine inşa edilmiş katı bir onto-teolojik sistemdir. Eserin başlığı olan Fusûsü’l-Hikem, kelime anlamıyla "Hikmetlerin Yüzük Taşları" (veya yüzük taşlarının oturduğu yuvalar) demektir. Fass, bir yüzüğün üzerine işlenen ismin veya mührün bulunduğu taştır. İbnü’l-Arabî sisteminde bu metafor kusursuz bir ontolojik denkliğe sahiptir: Hikmet (Taş/Mühür): Belirli bir ilahi ismin (Esma-ül Hüsna) veya sıfatın özgül tecellisidir. Fass (Yüzük/Yuva): Bu ilahi tecelliyi almaya, taşımaya ve yansıtmaya en uygun olan peygamberin kalbi (istidadı) ve ruhaniyetidir. Eser 27 bölümden (fass) oluşur. Her bölüm, Hz. Âdem'den başlayıp Hz. Muhammed ile sona eren bir peygambere atfedilmiştir. İbnü’l-Arabî, tarihsel peygamberlik kıssalarını anlatmaz; bunun yerine her peygamberi, mutlak varlığın belirli bir vechesinin kozmik bir sembolü (logos/kelime) olarak hermeneutik bir okumaya tabi tutar. Örneğin: Âdem Fassı: İlahî hikmettir (Varlığın prototipi ve isimlerin aynası). Nuh Fassı: Tenzih ve teşbihin (aşkınlık ve içkinlik)
1000Kitap
Füsusu'l HikemMuhyiddin İbn Arabi · Sufi Kitap Yayınları · 20171,333 okunma
Reklam
Reklam