Bedenlerimiz, duymayı ya da hissetmeyi unuttuğumuz hikayeleri anlatır ve bazen duygularımızı hissedemememiz (alarm çalmadan önce gelen mesajlar), bedenlerimizin biraz dikkat çekmek için çığlık atması gerektiği anlamına gelir.
Çoğu insan acı, yaşlanma, hastalık, travma, hapsedilme veya yakınlaşan ölüm onu ön plana çıkarana kadar bedeni unutur. Bu deneyimler hiçbir zaman maddeye gerçekten kafa yoramayacağımıza ve fizikselliğimizin üstesinden gelemeyeceğimize dair sinir bozucu bir hatırlatmadır. Beden doğruyu söyler; acı veren şeyler, neşeli şeyler ve bu ikisi arasındaki her şey.