Deniz Sinanoğlu

Hangi boşluğa uzun süre baksa, orada bir şey görmeye başlıyor insan. İstediği ya da kalbini kıran, özlediği ya da korktuğu bir şey.
Reklam
Sırlar kırılgandır. Çünkü taşıyan kırılgandır. Sırrın sahibi bazen canı pahasına taşır ve saklar sırrı. Ama sonra paylaştığı kişi aynı özeni göstermeyebilir. Bozuk para gibi harcayıp önüne gelene anlatabilir ya da daha bile kötüsü, unutabilir.
İnsan denen mahluk, üst katta birinin eti çürürken, alt katta saçını kurutup, çamaşır yıkayıp, televizyon izleyebiliyordu. İçinde ağılı bir suçluluk dikenleniyordu, evet, ama yine de hepsini yapmayı beceriyordu. Ruhu kanatan bazı sesler bir kulaktan girince, öbüründen hızla def ediliyordu. Kendimden biliyordum. İnsan en kötü şeyleri hep kendinden bilir.
Yaşadığımız yer küçüldükçe yavaşlıyor muydu adımlar? Hatta belki zaman bile.
Görmeye karar vermedikçe, kimsenin neye benzediğini bilmemiz mümkün değil, yakından baktığımızda bile.
Reklam