Aslında, eline tek gidişlik bilet tutuşturulmuş bir insan, pek öyle kolay kolay gönlünce şarkı söyleyemez. Elinde tek gidiş biletinden başka bir şey olmayan insan türü, ayakkabısının topuğu çakıllara bastığında çıkan sesten bile ürkecek kadar diken üstündedir. Artık daha fazla yürümeye niyeti yoktur. Canı gidiş-dönüş bileti için ağıt yakmak ister aslında. Tek yön bileti, dün ve bugün, bugün ve yarın arasındaki bağın koptuğu, paramparça olmuş bir yaşamdır. Öylesine yırtık pırtık olmuş bir tek yön bileti için ağıt yakabilenler, bir zamanlar gidiş-dönüş biletini sımsıkı yakalamış olan insanlarla sınırlıdır. İşte o yüzden de, biletin dönüş için olan yarısını kaybetmemek, çaldırmamak için neredeyse histeri telaşıyla hisse senetleri alır, hayat sigortası yaptırır, sendikayla amirleri arasında ikiyüzlüce oynarlar. Banyo oluklarından, tuvaletin deliğinden yükselen tek yön biletlilerin yardım isteyen çığlıklarından bıkar, kulak tıkamak için televizyonu sesini iyice açarak izler, tek gidiş bileti için gönül rahatlığıyla ağıt yakabilirler
"Emeğin üstesinden gelmenin yolu, emekten başka bir şey değildir. Emeğin kendisinde değer yoktur, emek kullanılarak emek aşılır... Bu kendi kendini reddeden enerji de emeğin gerçek değeridir."
Kalkıp çalışmaya başlayınca, nedense içinde düşündüğü kadar bir tepki oluşmamıştı. Bu değişimin nedeni neydi acaba? Suyunun kesilmesine karşı duyduğu korku mu, kadına karşı duyduğu borçluluk hissi mi, yoksa yaptığı işin niteliğine bağlı bir şey miydi? Gerçekten de, yaptığı işte, nereye gittiği belli olmasa da kaçıp giden zamana karşı insanın dayanmasını sağlayan bir şeyler vardı.
Her türlü diploma... Kontrat, ehliyet, hüviyet, ruhsat, tapu, onay belgesi, kayıt belgesi, ortak kullanım belgesi, sendika kartı, takdirname, senet, çek, geçici izin belgesi, kabul belgesi, gelir beyannamesi, emanet belgesi... Hatta, soy kütüğüne varana kadar... Akla gelebilecek her türlü kağıt parçasının devreye sokulması gerekiyor.
Böylelikle cinsellik, güvenin mantonun içine yuva yapması gibi, belgeler arasına gömüldü. Eğer bu yeterli olacaksa sorun yok. Ancak,acaba bu kadar onay belgesi yeter mi? Acaba onaylatılması unutulan bir şeyler yok mu? Hem erkek hem kadın karşısındakinin mahsus gevşek davrandığı gibi iç kemiren bir kuşkunun esiri oluverir... Masumiyeti ispat etmek için, zorla da olsa yeni bir onay belgesi akla geliverir... O son kağıt parçasının nerede olduğunu kimse bilmez... Galiba sonsuz ispat belgesi var...