Deniz Sinanoğlu

“Romantizm denen şeyi canlı tutan yinelemektir; yinelemek de bir iştahı sanata dönüştürür. Hem zaten insanın her aşkı tek aşkıdır. Hedeflerin değişmesi tutkunun tekliğini zedelemez ki! Yalnızca yoğunlaştırmaya yarar. Hayatta taş çatlasa bir tek yüce deneyim geçebilir başımızdan; yaşamın gizi de bu deneyimi elden geldiğince çoğaltabilmektir.”
Reklam
“Kişinin yarattığı her etki kişiye bir düşman kazandırır. Toplumda gözde olmak için orta karar olmak gerekir.”
Derler ki tutku kişinin düşüncelerini çember gibi çevirip gene başladığı noktaya getirirmiş.
Yapmacıklık kötü müdür? Sanmıyorum. Kişililiklerimizi çarpıp çoğaltmamıza yarayacak bir yöntemdir yalnızca.
Sosyete, en azından uygar toplumların sosyetesi, hem zengin hem çekici hem de ilginç olan kişiler aleyhinde söylenenlere inanmaya asla gönüllü olmaz. Nezaket kurallarının ahlak kurallarından daha önemli olduğu konusunda içgüdüsel bir kanısı vardır ve onun görüşüne göre en büyük saygınlık bile iyi bir aşçıbaşı kullanmaktan daha az önemlidir. Öyle ya, kötü bir sofra açan, kalitesiz şarap sunan kişinin özel yaşantısında kusursuz bir insan olduğunu bilmek neye yarar?
Reklam