Nihan Kaya’yı okumaya başladığım günden beri bambaşka bir dünyayla tanıştım. Fikirleri, onları sunuşu, kullandığı metaforlarla beni en etkileyen yazarlardan olmayı başardı.Bu yüzden kitaplarını okurken de ayrı bir yere koyuyorum hepsini.
Kar ve İnci’ye gelirsek;
”Susmak ve konuşmamak arasında çok fark var.” Kar ve İnci beni her cümlesinde yeni sorular sormaya teşvik etti. Ne zaman? Kim? Yaşanan hayal mi? Kötü mü iyi mi?
Her bir anı karakterlerin gözünden yaşıyor, kendi hikayemizle bağ kuruyoruz fark etmeden.O yüzden belki de her okuyana Farklı bir şey anlatacak kelimeler. Okuyan her kişiyle baştan yazılmış olacak kitap.
Dağınık bir zihnin içine giriş yapıp düzenlemeye başlıyoruz olayları. Bir anda hikayenin içinde buluyoruz kendimizi çıkamıyoruz. Ya da çıkmak istemiyoruz, söylenmeyeni söylemek için. Çünkü; “Onu görüyorlar ama duymuyorlar. Daha kötüsü duymadıklarını bilmiyorlar.”
Kitap bitiyor ama Gece devam ediyor. Sonlanmıyor, sonuçlanmıyor çünkü okuyanın hikayesi devam ediyor. Canlanıyor her şey aniden.
Mutlaka herkesin kitaplığında ve hayatında yer alması gereken bir kitap.
Kar ve İnciNihan Kaya · Ayrıntı Yayınları · 2016522 okunma
Zeynep Selvili Çarmıklı, kitabının başında bizi üniversite dönemine, ilk panik atağını yaşadığı yere, götürüyor. Kendi çaresiz hissedişini, korkularını, kaçındıklarını, bırakmak zorunda kaldıklarını, mücadelesini, tüm açıklığıyla bizimle paylaşıyor.
Panik atak esnasında düşüncelerden nasıl kaçmaya çalıştığını ve “düşünmemesi gerektiğini” düşündüğünü anlatıyor.Ve buradan çıkıyor “Pembe Fili Düşünme”.
Zihnimiz bir şeyi düşünmemeye dair komut aldığında, bir yandan farklı şeyler düşünmemizi sağlamaya çalışıyor, bir yandan da “Pembe Fil”i düşünüp düşünmediğimizi kontrol etmeye. Hal böyle olunca pembe fil her zaman bir uyarı levhası gibi orda duruyor.
Peki düşünmemeye çalışmak çözüm değilse ne yapacağız?
Yazar bizi burada o dönem kendisinin de tanıştığı “kabul ve kararlılık” ekolüyle tanıştırıyor. Kendini ve düşüncelerini gözlemlemenin önemi, kendini tanımanın yolları, kendimiz için kullandığımız etiketlerin kısıtlayıcılığı üzerine düşünmemizi sağlıyor. Farkındalık çalışmalarıyla okuyucuyu da kendini düşünmeye iten bu kitap kitaplığınızda yer almalı.
Ve belki @z.zeynepselvilicarmikli ‘nın da dediği gibi: “Hayatınızın belgeseli çekilirken insanların sizi tanımlayacağı değerlerinizi belirlemede” size bir adım attırmalı. .
”Büyükle küçüğün, güzelle çirkinin, duyarlıyla duyarsızın aynı olduğu, her şeyin birbiriyle kaynaştığı bir dünya, ki o bu dünyada insanlıktan çıkıp makineleşiyordu.”