Evlenmeye karar verince böyle oluyor. Aniden bir hayat inşasına girişiyor insan. Oysa hayat böyle bir şey değil. Evlilik mis gibi yeni eşyalarla kurulmuyor.
...
Sabah erkenden işe gidiyor, canımız çıkana kadar çalışıyor,üstlerimiz tarafından itilip kakılıyor,işimizde olacağımız korkusunu yaşıyor,kazancımızı anında hesapsızca harcıyorduk. Kira ve kredi kartları maaşı yiyip bitiriyordu zaten. Kalanını üzerimizde kostümden farksız görünen giyisilere gömüp yorgun argın yine eve dönüyorduk. Hazır kötü yemekler yiyip, internette dizi izleyip, bazen dişlerimizi bile fırçalamadan yani ben öyle yapıyordum kimi zaman, uyuyorduk. Hayat böyle bir şey miydi? İşsiz kalmamla yıkıldık. İş bulamamamla çöktük. Dekor evi dağıtıp daha beter borca batmaktan,enkaz altında kalmaktan kurtulduk. Karım eşyalarla anne evine giderken ağlıyordu. “Hayallerim yıkıldı benim,” diyordu. O an tek hissettiğim sızlayan şişmiş yaralı ellerimdi. Eşyaları sökerken bayağı hırpalanmışlardı. Ona söylemedim,ellerimin halini değil, o eşyaların bir daha sağlıklı bir biçimde kurulayamayacığını. Dağılmışlardı. Tıpkı ilişkimiz gibi. Evliliğimiz, ruhumuz, hayatımız sandığımız şey gibi..