"Sen de bir şey söylesene. Her şeyin çürüyüp öldüğü, hapsedilmiş canavarların sürünüp meler gibi sesler çıkardığı, karanlık mahzenlerin, tavan aralarının yakınlarında, her yerde havlayıp hopladığı böyle bir kasabada yaşamak ister miydin? Ha? Her gece kiliselerde ve Dagon Tarikatı Binası'nda nasıl uluduklarını işitmek ve ulumanın bir kısmını neyin oluşturduğunu bilmek ister miydin? O korkunç resiften her Mayıs Arifesi'nde ve Hallowmas'ta neyin geldiğini duymak ister misin? Ha? Yaşlı adamın deli olduğunu düşünüyorsun, değil mi? Sana söylemeliyim, beyim, en kötüsü bu değil!"