Evet... Nereden başlasam bilmiyorum. Okuma alışkanlığını biraz geç kazanmış bir insanım. Henüz bu yılın başında ciddi manada düzenli kitap okumaya başladım. Polisiye hayranıyım ve genelde o türde okuyorum. Bu kitap da, polisiyelerden sonra bana -haliyle- oldukça yavaş ve akıcılıktan uzak geldi. FAKAT, tüm bu ağır tempoya rağmen bende mükemmel bir iz bıraktı...
Bayram'ın yaşadığı tonla duygu: heves, heyecan, korku, aşk ve nice duygu... Bu duygular okuyucuya çok iyi geçiyor ve birçok kez insana kendinden bir şeyler gösteriyor. Olumsuz özellikleri çok fazla olan bir karakter Bayram. Elbette bir sürü sebebi var, salt kötü bir karakter de değil. Bu kötü özellikleriyle, insanın kendisini sorgulamasına yol açan, "ben de böyleyim, böyle olmamalıyım..." dedirten birçok yer var kitapta.
Ayrıca Adalet Ağaoğlu'nun betimlemelerini aşırı beğendiğimi söyleyebilirim. Birçok satırın altını çizdim. Ve bir edebiyat eserine göre hatırı sayılır miktarda olan küfürler de hiç rahatsız edici değil, aksine oldukça sempatikti.
Kitabı az önce bitirdim, normalde bu kadar hızlı değerlendirme yazmak huyum değil fakat eser beni o kadar doyurdu, bana o kadar çok şey kattı ki, dayanamadım. O yüzden daha sonra bu incelemeye bir şeyler ekleyebilirim.
Son olarak, sıkılsanız bile sabrederek bu kitabı bitirin efendim. Emin olun, size çok şey katacak bir eser.