Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Benim,Hasan Ali Toptaș ile tanıșma kitabım,Kușlar Yasına Gider ile oldu.Ben her kitabın bir zamanı olduğuna inanırım.Ve o zaman geldiğinde bir sekilde o kitap kendini okutturur.Bu kitabıda alalı uzun bir zaman oldu ve büyük bir heves ile alıp,okuyamamıștım.Bir süre kitaplıkta gözüme takılınca dedim artık okuma zamanı gelmiș.O kadar naif ve bizden bir kitap ki,kısa süre de okudum.
Kitabın arka kapağında, of dememenin ilmini, eldeyken kıymetini bilmenin erdemini, ömürden giden günlerin sabrını okudukça zihnimiz, gönlümüz havalanıyor.Belki bu kelimeler bile yeter kitabı anlatmaya belki de sadece baba kelimesi yeter...Ben kitabı anlatmaktan ziyade bana hissettirdiklerini anlatmaya çalıșacağım.Ben belki de coğu kız çocuğu gibi babama çok düșkünüm.O bana hayata karșı dik durmayı,yıkılmamayı,pes etmemeyi,sabrı öğreten,sevmeyi-sevilmeyi hissettiren,hep arkamda koca bir çınar gibi durup beni güvende hissettiren,koca yürekli adam.
Bazen hayatın akışına kapılıp çoğu şeyi unutuyoruz, buna ailemizde dahil. Özellikle bize ihtiyaç duyduklarında bahaneler sıralayıp görmezden gelebiliyoruz ve iș işten geçtikten sonra ömür boyunca vicdanımızın acı çığlığıyla baş başa kalıyoruz.
Ölümün hep yanı başımızda olduğu, ama'larla, keşke'lerle yaşamaktansa sahip olduklarımızın değerini bilmeyi ve ona göre yaşamayı öğrenmeliyiz. Ben kitabı okuduktan sonra kocaman sarıldım aileme, umarım hayatın telaşına kapılmadan, sevdiklerimizin bize ihtiyacı olup olmamasını önemsemeden hep onların yanında olmayı unutmamak dileğiyle. Sevgiyle, kitapla kalın...
Sen sevgiline ne verebilirsin sanki? Kalbini mi? Pekala, ikincisine? Gene mi o? Üçüncü ve dördüncüye de mi o?... Atma be adaşım, kaç tane kalbin var senin?...