“Bir zamanlar dünyanın güzel bir yer olduğunu düşünürdüm, çocuktum, aptaldım.”
Orhan Pamuk’un ilk kitaplarından biri olan Sessiz Ev aslında eserde bir çok kahramanı barındırıyor. Bu kahramanlarımızın farklı hayatları, farklı içsel çatışmaları ve en önemlisi geçmişten gelen izleri var. Her bölümde farklı karaktere söz hakkı verilmiş ancak komünizm görüşüne sahip Nilgün hariç :) Aynı çatı altında herkesi birleştiren babaannemizin ise ölen ateist eşi sayesinde travmatik geçmişi açıkça anlatılmış eserde. Kitaptaki karakterlerin o dönemin süregelen siyasi bakış açılarına, bastırılmış görüşlere sahip olmaları da net bir şekilde ifade edilmiş. Toplum baskısı, komünizm, milliyetçilik adı altında bir çok olayı da gözler önüne sermiş yazarımız. Çok yönlü bir eser demeden geçemeyeceğim. Benlik olmasa da kalemine sağlık sevgili Orhan Pamuk.
#okudumbitti
Müziğin içine girilmez. Müzik zaten içimizdedir. Müzik yalnızca var olan şeyleri ortaya çıkarır, belki de içinizde olduğunu bilmediğiniz duyguları hissetmenizi sağlar ve her yeri dolaşarak bütün duyguları uyandırır. Yeniden doğmak gibi bir şeydir.