Sanatçılar insanoğlunun süregelen kafa tutma gücünün taşıyıcılarıdır. Kendilerini, Tanrı'nın yaradılışda kaostan biçimi yaratması gibi, kaosun içine ona biçim vermek için gömmeyi severler.
Böylece "soyun yaratılmamış vicdanı"nın yaratıcıları olurlar.
Toplumsal eleştirinin bu kadar yaygın, yaratıcılığın(yaratıcı cesaretinin) bu kadar düşük olduğu bir toplumda yaşamamızın nedeni, sanatçılıkla entellektüelliğin satın alınması değil mi? Batıdan ödünç alınmış, doğum yeri bu topraklar olmayan, olgunlaştıklarında isim kazanarak kültürü zenginleştirmiş bir yığın nitelik, suda yüzer gibi yüzüyor toplumun içinde, yapıştırılacak yüklenecek kişi arayarak.