Katre

Katre
@damlin
Türkçe Öğretmeni
İstanbul
12 okur puanı
Mart 2019 tarihinde katıldı
Bu dünyada güzellik bir hayal, sezgi bir efsane, asalet ve zarafet ise insanın üstünde hafif bir cilaydı. En güzel bir yüze bir iskelet ifadesi vermek için iki gecelik bir uykusuzluk, bir sevgiyi bir alışverişe çevirmek için birkaç paket iskambil kâğıdı, en zarif bir adamı bir dilenciye döndürmek için üç yüz elli liralık bir borç kâfiydi.
Sayfa 93·Kitabı okudu
Reklam
Tibeť te "dengeleme" adı verilen ufak bir yöntem vardır. Evde, banyo yaptıktan sonra ayağa kalk ve bacakları aç. Bak bakalım; sol bacağında mı daha çok ağırlık hissediyorsun, yoksa sağ bacağında mı? Sol tarafta basınç hissedersen onu yavaşça sağa doğru yöneltmeye çalış. İki saniye böyle kaldıktan sonra ağırlığını yeniden sola ver. Basıncı bir taraftan öteki tarafa yöneltme egzersizini yaklaşık on beş gün tekrarla. Tibet yöntemine göre daha sonra iki bacağa da ağırlık vermemeyi dene, basınç bacaklarının arasında kalsın. Bu deneyi yaklaşık üç hafta tekrarladıktan sonra, kendi merkezde, gerçekten merkezde bul-duğunda iki bacağında da herhangi bir basınç olmayacak; işte tam da o anda, o noktada meditasyona geçebileceksin. Görünüşte bu hareket senin için çok basit olacak, fakat yaptığında hem zor hem de kolay olduğunu fark edeceksin. Sadece iki cümlede anlatılabilen, son derece dolambaçsız bir şey gibi duruyor. Binlerce insan bu yöntem sayesinde mutlu-luğu buldu. Dengeni sağladığında (sola da sağa da eğilmeden tam ortada kaldığında) dengenin bilincinin bir parçası haline geldiğini fark edeceksin. Bilincin de dengelenecek. Tam da o anda bir ok gibi kendi içine gireceksin.
Sayfa 51·Kitabı okudu
Alıntı
Binlerce yıldır dünyada birçok topluluk zaman farkı büyük olduğundan (dokuz ay) cinsel birleşme ve doğum arasında bir bağlantı kuramadı. Onlar için sonucu ile böylesine uzak bir meseleyi ilişkilendirmek zordu. Ve ayrıca cinsel birleşmelerin tamamı doğuma yol açmadığından ikisini bağlayan görünür bir sebep yoktu. İnsan bir çocuk doğmadan önceki dokuz ay ne olduğunu daha sonraları anladı. O sebep sonuç ilişkisini kurabildi. Hastalık konusunda da bize aynısı olur. Biz onu belirli bir anda davet ederiz fakat o daha sonra gelir. İki olayın arasından çok zaman geçer ve bu yüzden ikisi arasında bir bağlantı göremeyiz.
Sayfa 27·Kitabı okudu
Yaşamın Kısalığı Üzerine
Geçmişini, ne zaman kesin bir plan yaptığını, ne kadar az günün tasarladığın gibi geçtiğini, ne zaman yüzünün doğal hâline büründüğünü, ne zaman zihninin huzursuz olmadığını, böylesine uzun bir ömürde ne başardığını, sen kendin ne kaybettiğini anlamazken birçoklarının senin yaşamından ne kadar çok çaldığını, yersiz kederin, aptalca mutluluğun, aç gözlü şehvetin, dalkavukça ilişkinin yaşamından ne kadar çok çaldığını, sende sana ait ne kadar az şey kaldığını yeniden düşün. Göreceksin ki vaktinden önce ölüyorsun.
Sayfa 48 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
İnsan, çarmıhını taşımak zorundadır.
Bazen insan sadece kaderini kabul etmek ve çarmıhını taşımak zorundadır. Her durum kendine özgüdür ve her zaman karşımızdaki durumun getirdiği sorunun doğru bir yanıtı vardır. İnsan, kaderinin acı çekmek olduğunu fark ederse ızdırabı kabul etmeyi de bir görev olarak benimseyecektir. Bu onun tek ve kendine özgü görevidir. Izdırap içinde bile evrende biricik ve yalnız olduğunun farkına varmalıdır. Kimse onu ızdırabından kurtaramaz veya ızdırabı onun yerine yüklenemez. Onun özgün fırsatı, yükünü taşıma biçimindedir.
Sayfa 88·Kitabı okudu
Alıntı