Bugün geriye dönüp de genç kızlığımda yürüdüğüm yola baktığımda, kendimi bir mayın tarlasını boydan boya geçen; saflığından dolayı savunmasız; aile içi çelişkilerden, eğitimle ilgili üstü kapalı gerçeklerden, hiyerarşilerin değiştirilemeyen kalıcılığından, dinlerin saptırılmış dayatmalarından ve maçoluğun yeni giysilerinden habersiz, kabuksuz küçük bir yaratığa benzetiyorum.