Bu takımadanın yerlileri olan Maorilerin çocukları buraya alınmıyordu, onlara tahsis edilmiş başka okullar vardı. Okulda sadece ülkedeki kamu görevlilerinin, toprak sahiplerinin, rantiye ve tüccarların oğulları, genç İngiliz, Fransız ve Amerikalılar mevcuttu ve Birleşik Krallık'taki benzer kurumlarda verilenle aynı, eksiksiz bir eğitim görüyorlardı.
Kitap iki farklı öyküyü içinde barındırıyor ve bu iki öykü sonlara doğru birleşerek bir bütün halini alıyor. Bir öykü kitaba adını veren Abdülharis Paşayı anlatırken diğeri çağdaş dönemimizde bir araştırmacı-yazar olan Asil'in hikayesini anlatıyor. Tahmin edersiniz ki araştırmacımız, arşivlerde ve sahada paşanın peşinde...
Bu iki öykünün bir arada yürütülmeye çalışılması, kitabın sonları hariç beni içine çeken bir etki yaratmadı aksine yordu diyebilirim. Özellikle günümüzde geçen kısımları...
Belki bunun sebebi Abdülharis Paşa kısımlarının beklediğimden kat ve kat daha iyi olması ve kitabın o kısmındaki öyküyü daha fazla benimsemem-den ötürüdür. Hatta A. Paşa kısımlarını o kadar başarılı buldum ki başta da belirttiğim Asil karakterinin baş-rolde olduğu çağdaş zamanlarda geçen öykü bana tatsız reklam araları gibi geldi.
Kitaba başlamadan önce bir korku figürünün ve kurbanlarının okuyucuyu sürekli gergin tutacak ve hatta korkutacak bir öyküsünü okuyacağımı düşünmüştüm...
Beklediğim gibi çıkmadı. Daha güzeli çıktı. İçinde bir kaçma kovalama hikayesinin yanında bir insanın trajedisi, hatta bir devletin ve toplumun trajedisini de buldum. Eski halk inançlarını, kültür ürünlerini ve eşkıyaları buldum. M.B. Yaltırık'ı youtube kanalı üzerinden takip ediyorsanız eğer eşkıyalar ve kabadayılar üzerine olan merakı malumunuzdur ve bu merakın muazzam meyvelerini bu öyküde tatmak işten bile değil. Ve bunların hepsi ağırlıklı olarak A. Paşa bölümlerindeydi, sanırım diğer öyküye neden reklam arası benzetmesi yaptığım daha anlaşılır olmuştur...
Yazarın (Mehmet Berk Yaltırık) anlatım tarzına ve kullandığı dile alışmamda çok zor olmadı, derdini gayet açık ve anlaşılır bir şekilde anlatabilmesi de kitabı sevmemde önemli etkilerden birisi oldu ve tarihçi olması hasebiyle 17. yüzyıldan günümüze