“Erkek egemenliğinin yapıları çok sağlamdır zaten, o yüzden feminist mücadele bu kadar zorludur. Öte yandan feminizmin yapabildiklerini görünce, surda gedik(ler) açmanın zevkine varabilirsiniz! İradenin iyimserliği bu değilse nedir?”
"Ben kendi hayatımda depresyon hakkında iki hikâyeye inanmıştım. Hayatımın ilk on sekiz yılında bunun ‘tamamen kafamın içinde’ olduğunu düşünmüştüm – yani gerçek değildi, hayaldi, sahteydi, şımarıklıktı, utanç vericiydi, zayıflıktı. Sonraki on üç yılda ise yine ‘tamamen kafamın içinde’ olduğuna inanmıştım ama bu defa çok farklı bir şekilde: Beyindeki bir arızadan kaynaklanıyordu. Ama bu hikâyelerin ikisinin de doğru olmadığını öğrenecektim. Depresyon ve kaygının bu kadar yükselişte olmasının öncelikli sebebi kafamızın içinde değildi. Ben bu sebebin büyük ölçüde etrafımızdaki dünyada ve o dünyada nasıl yaşadığımızda yattığını keşfettim."
''Şiddet kesinlikle en kötüsünden bir temas,bir dokunmadır;insanın öteki insanlar karşısındaki ilksel yararlanabilirliğini en korkunç şekilde açığa çıkması,denetliyemediğimiz bir şekilde bir başkasının kasıtlı eylemiyle yaşamın kendisinin yok edilebilecek olmasıdır...
İki dünyanın sınırında yaşar insan.Metafizksel varlığın bilinmezlik loşluğundan çıkar, fenomenal dünyayı baştan sona alev almış bir göktaşı gibi hızla kat eder ve ardından sonsuzluğa giden seyrine devam etmek için bu dünyayı terk eder..