Derya Duru

Ama günler akıp geçti. Ne çabuk, ne yavaş, düzgün ve uğursuz...
Edebiyat
Reklam
Üç hiçlik iki defa geçtiği vakit, arz yeniden nûr ile dolacak. Ete kemiğe bürünen nûr, kutsal rahmin çevresinde dolanacak. Havariyi aşan lanetli sayı, lütfun ta kendisi olacak. Demirin, tahta ile buluşmasından bu defa kutsal şarap akmayacak.
Edebiyat
Yüzümü görebilmek için hafifçe eğdiği başıyla farklı bir tür yangın başlatmıştı ruhumda. Haberi yoktu.
Edebiyat
Başka tercih şansının olmayışı, bazı insanları bazı şeylere yaklaştırır böyle. Yıkık dökük bir ev, hurda bir araba gibi. Başka türlüsü mümkün değildir bilirsin. Bir yerden sonra unutmak zorunda kalır, kabullenirsin. Sonra kabulünü de unutursun, yalnız sevgi kalır geriye. Günün birinde şartlar değişse de, yani imkanların artsa da yenisini alamazsın. Yokluk mecburiyet olur, mecburiyet sevgi. Sevgi de vazgeçilmezliğe dönüşür. Unutmayı unutmak ne demek öğrenirsin. Ama unuttuğun için, ne öğrendiğini de bilmezsin ya. Böyledir. Yaşamak der, geçersin.
Edebiyat
Temel sorun, yalnızlık direncini yitirmemekte.
Reklam