As though choreographed, he stopped. I floundered in my tracks, nettled that I’d allowed him to take the lead in the first place. “By the way, that—” he circled his index finger between us, “—was a dance.”
“It does not count. I was not concentrating.”
“Precisely. That’s the reason it worked.” He tilted his head, layers of dark, disheveled hair slanting with the action.
Semâ dönüyor! Evren dönüyor! Ama bir gerçek daha var ki, insanı derinden etkiliyor! Biz bu muazzam büyüklükteki evrenin tamamını gözlemlyemiyormuşuz! Nasıl yani? Son zamanlarda sürdürülen dikkatli ve titiz araştırmalardan anlaşılmış ki, meğer evrenimizin % 95'i karanlıkmış!
Başka bir anlatımla, biz tüm evrenin sadece ve sadece %5' ini gözlemleyebiliyormuşuz! Peki geri kalan % 95 neyin nesi? Uzmanlar gözlenemeyen fakat varlığı artık kesinleşmiş olan bu büyük "karanlık" kütleye "karanlık madde" (dark matter) ve "karanlık enerji" (dark energy) diyorlar.
Not dank or dark object at all. Not heavy, weary, but pulsing with life. The high realm, aspect of yang: empyrean, ethereal. As befits work of art. Yes, that is artist's job: takes mineral rock from dark silent earth, transforms it into shining light-reflecting form from sky.