İçimizdeki Şeytan adlı kitapta gerek duyguları gerek karekterleri insanı içine çekiyor. Karekterlerin ve fikirlerin güçlülüğü insana bir güç verip kitapla bütünleşmenizi sağlıyor. Her karakterde gerçekten de içimizdeki şeytana ait düşüncelere rastlıyoruz, bedri ve macide yazarın duygularını en belirgin hissettiğim karakterdi. Ömerin kendi hesaplarında ve yaptığı her hataya içimdeki şeytan diye adlandırdığı varlığa tüm sorumluluğu yüklenmesini konu alıyor. Çözüm üretmeyip sorumluluktan ağır pişmanlık yaşadığını görüyoruz bu pişmanlığa rağmen okurken ömere sinir olmadan geçemiyorsunuz. Macide ile yaşadığı sorunlardan sonra yaptığı uzun konuşmaların ardından aslında içindeki şeytan sadece gururumuzun, salaklığımızın uydurması, kurnazca olmayan bir kaçamak yolu içindeki acizlik, tembellik, iradesizlik ve bilgisizlik bunların hepsinden daha korkunç'u hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı olduğu ana kadar gerçekleştirmiş kötü düşüncelerinin aslında içindeki şeytan olduğunu savunsa' da romanın sonunda gerçekleştirdiği tüm kötülükler ve anlamsızlıklar silsilesinin aslında tamamen kendi iradesiyle gerçekleştiği hususunda bir izlenime varmıştır. Ömer istediği hayatı kendi sorunları yüzünden çıkmaza sürükleyip macideyi'de büyük hayal kırıklığı sokuyor. İlgiyle okudum