Peyami Safa’nın dili, anlatımı, betimlemeleri müthiş. Yaklaşık 90 yıl önce yazılmış kısa bir romanda o kadar yoğun insan tahlilleri var ki, çok şaşırdım. Bacağında doktorların çare bulamadığı bir hastalığı olan on beş yaşındaki kahramanımızın fiziksel ağrılar içerisinde yaşadığı ruhsal ağrıları derinden hissediyorsunuz. Kahramanın isminin kitapta hiç geçmemesi de o kişinin Peyami Safa olduğunu düşündürtüyor. Psikolojik türde, edebiyatımızın kilometre taşı olan bu kitabı hala okumayan varsa mutlaka okumalı…