Sinan

Sinan
138 okur puanı
Mayıs 2019 tarihinde katıldı
Reklam
7'den Bir Güzel Adam
10/10
·208 syf.·
2019 22. kitabı
·
"şiir diye bir ömür tüketerek yazdıklarım iki saatte okunuyor.. bundan ucuz ne olabilir havadan başka..?" dizeleriyle başlıyor Erdem BAYAZIT ve o kadar haklı bir haykırış ki anlatılamayacak kadar sade ve derin.. İçime işleyen şiirleri mısraları oldu severek keyifle okudum; tekrar tekrar okumak nasip olur inşeAllah ve tabi idrak edip hayatımıza katabilmek.. Şiirlerin sadeliğinde derinliğine inebilmek pek de kolay değil üzerinde uzun uzun tefekkür etmek gerek zannedersem.. Kitapla ilgili ise arka kapağında bulunan üç yorumdan ilki ve Ahmet KABAKLI'ya ait olan ifadeler sanırım kitabı özet halde tanıtmak daha doğrusu tanımlamak için gayet uygun düşmüş: "Bir genç adam için şehrin ıstırabını, bozulmuş törenin, inançsızlığın, faziletsizliğin tepkilerini, alışılmış düzenden yılgınlığını ve isyanı ve İslâm'da kurtuluşun güzelliğini, maddeden kaçışı, şehirden köye kasabaya kaçışı ısrarla anlatan şiirler..." Vefatının seneyi devriyesinde okumanın nasip olduğu bu eser için A. Erdem BAYAZIT'a sevgi, saygı, minnet, şükran ve duayla.. Allah mekanını cennet eylesin; kâdim dostu A. Cahit ZARİFOĞLU ile cennetinde kavuştursun inşeAllah...
Şiir
ŞiirlerErdem Bayazıt · İz Yayıncılık · 20216,4bin okunma
Zarif Bir Hayat
10/10
·224 syf.·
2019 21. kitabı
·
"ne çok acı var..." tümcesiyle başlayan genel başlık altında günlük türünde bir eser. Kafamızdaki yahut en azından kafamdaki günlük türünü güncellemeye sevk etti beni. Genel bir taslak halinde olmadığı için eseri kafamda toparlamakta da güçlük çekiyorum. Halbuki altını üzerine basa basa çizdiğim fazlasıyla cümle kelime mevcut. Okurken bir yandan not alma olayına bir türlü kendimi alıştıramadığım için çoğu şey askıda kalıyor haliyle. Fakat temel olarak zihnimde sağlam yer eden kısımlarını farkında olmadan hayatımda uygulamaya gayret gösteriyorum. Askerlik döneminden, roman denemelerinden, avrupada geçirdiği zamanlardan, babasıyla iletişiminden ki hitapları beni benden alan tarzda zarif 2. çoğul kipiyle sonlandırılan mektuplardan, arkadaşlarıyla dostlarıyla yaptıkları çalışmalardan vesaire vesaire... Kısaca hayatın akışı içerisinde karşılaştıklarını Zarifoğlu'nun dünyasından onun gözünden daha doğrusu gönlünden görmeye çalışabileceğiniz bir eser. Tek sefer okuyup kitaplığımızdaki köşesine dinlenmeye ayırmak yerine zaman zaman içeriği eşelenerek okunması gereken bir eser olduğu kanaatindeyim. Anlaşılması güç insan en anlaşılabilir eserlerinden birisinde bile tamamıyla anlaşılmaktan uzakta kalıyor maalesef. Bu güzel insanların eserlerini daha sağlıklı idrak edip yaşantımızda yer edindirebilmek temennisiyle; saygı, sevgi ve duayla yad ediyorum Zarifoğlu'nu...
YaşamakCahit Zarifoğlu · Beyan Yayınları · 202011,2bin okunma
Kendinden kaçabilir mi insan?
7/10
·299 syf.·
2019 20. kitabı
İshak ve Jülide romanın iki kahramanı. Bana göre eserin türü roman değil daha çok hikaye diye düşünüyorum; beyaz perdeye aktarılabilecek nitelikte kaleme alınmış bir hikaye. Ve dahası şu ki hayatın içinden bir hikaye gibi hissettiriyor bana. Kaçışlara sığınmaya çalışan insanın 'kader'den kaçamayacağının, boşverip düşünmeden yola çıktığına inanan inanmaya çalışan insanın kendisinden kaçamayacağının gözler önüne serildiği bir yapıt. Kitabın ilk kısımlarında ve belli noktalarında zaman zaman sevmediğim hatta karşı çıktığım tasvirler kelimeler kullanılsa da esere genel konu olarak baktığımda kısmen göz ardı edilebileceğini düşünüyorum. İnsanın dünyada en çok istediği şey belki de anlaşılmaktı. Anlaşılmak yetiyor muydu peki? Belki de yetmiyordu anlaşılmanın yanında duymak hissetmek istiyordu anlaşıldığını. Öyle bir hal ki bitmeyen istekler sürecine itiyor sanki bu durum insanı. Sahi isteklerimiz nereye kadar uzanıyor; bir isteğimize ulaştığımızda peşinden bir yenisi bizi sarıp sarmalamıyor mu? Nefsimizin bize oynadığı bir oyun mu bu? Eğer öyleyse, ki öyle bence, ruhumuzun gıdasını eksik etmemeli daha uygun daha sağlıklı besinlerle onu beslemeliyiz zannedersem. İfade etmeye çalıştığım gibi kitabın giriş kısmını ve bazı yerlerini beğenmesem de ortalarına yaklaşırken olayın ve cümlelerin çekiciliği sizi alıp içine hapsediyor. Bir hayata tecessüs eder gibi aslında yaşadığımız dünyayı gözlüyoruz. Kendi içimizde yapamadığımız yüzleşmeyi satır aralarında büyük bir merak ve heyecanla belki biraz da buruklukla takip ediyoruz. Duygularımızın eşliğinde zaman zaman hüzünlenip düğümlenip zaman zaman tebessüm ediyoruz. Kitabın son kısımlarına geldiğimizde ne olursa olsun her zaman 'umut'a sığındığımızı görüyoruz. Girdiğimiz bir döngüde kaçmaya çalıştığımız noktanın tam ortasında
DüşerkenTarık Tufan · Profil Kitap Yayınları · 20188,5bin okunma
Reklam