Darwin'in teorisinde "özel statünün" reddi.
Darwin, Türlerin Kökeni'nde insanlar ve diğer organizmalar arasında ayrım yapmamıştı... İnsanlar, tıpkı diğer türler gibi, daha kadim atalarının soyundan değişerek gelmişlerdi. İnsanları birbirinden ayırıyor gibi görünen özellikleri -dil, bilgelik, doğru ve yanlış anlayışı- bile daha uzun burun ya da daha keskin ön dişler gibi uyumlu özellikleri ile aynı şekilde evrim geçirmişti. Darwin'in teorisinin özünde, biyografi yazarlarından birinin ifade ettiği gibi, "insanlığın özel statüsünün reddedilmesi" yatar.
Sayfa 90 - Okuyan Us Yayınları 7. Basım 2022·Kitabı okuyor
Alıntı
Kimse yeni bir türün ortaya çıkışını görmemiştir ve Darwin'e göre görmeyi de beklememelidir. Çeşitlenme, her açıdan, gözlemlenemeyecek kadar uzun sürede gerçekleşir.
Sayfa 76 - Okuyan Us Yayınları 7. Basım 2022·Kitabı okuyor
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Charles Darwin - Türlerin Kökeni
Doğal seleksiyonun yeryüzündeki en küçük değişimleri inceden inceye araştırarak, kötü değişimleri bir yana atarak, iyileri koruyarak ve birbirlerine ekleyerek, nerede ve nasıl bir fırsat bulursa bulsun, sessizce ve gözle görülmeden her gün ve her saat çalıştığı söylenebilir.
Sayfa 74 - Okuyan Us Yayınları 7. Basım 2022·Kitabı okuyor
Alıntı
Darwin’i inşa eden fikirler ve kişiler.
Bir biyografi yazarı, Lyell'in Darwin üzerindeki etkisini şöyle özetliyordu: "Lyell olmasaydı, Darwin olmazdı." Darwin, Beagle yolculuğu ile ve mercanlar ile ilgili bir ciltlik bir kitabı yayınlamasının ardından, kendisi de "Her zaman kitaplarımın yarısının Lyell'in beyninden çıktığını hissediyorum" diye yazmıştı.
Sayfa 73 - Okuyan Us Yayınları 7. Basım 2022·Kitabı okuyor
Alıntı
Ota Benga'nın acılarında boğulun...
1900'lü yılların başında Darwin'in evrim teorisi ile birlikte insanın maymuna benzeyen canlılardan türediği iddiası iyice yaygınlaşmış ve bu harika buluşu(!) destekleyecek delil arayışları içine girilmişti. Samuel Verner adlı bir evrim araştırmacısı bu çalışma için Afrika'ya gelmişti.Gayesi burada canlı ara geçiş formu bulmaktı.Verner Afrika'da Kongo'da yaşayan evli ve iki çocuk babası olan Ota Benga ile karşılaştı.Bu zenci insanı Afrika ormanlarında ara geçiş formunun canlı kanıtı olarak yakalayarak zincirli ve kafese konmuş bir şekilde Saint Louis de yapılan fuarda teşhir etti. Bu şekilde Amerika'ya götürülen Ota Benga ardından New York'ta bulunan Bronx Hayvanat Bahçesi'nde diğer hayvanlarla birlikte kafese konarak burada birkaç şempanze goril ve orangutanla birlikte insanın eski ataları olarak sergilendi. 1904 yılında yakalanarak ailesinden alınıp hiç tanımadığı diyarlara getirilen ve bir hayvan muamelesi gören Ota Benga bu acılara dayanamayarak en sonunda kendini öldürmüştür.
Eski Yunan'da, Likya Birliği'nde. Rönesans Avrupası şehir devletlerinde, bir tür sosyalizmin geçerli olduğu Paris komününde, sınırlı bir süre için herkes yönetici olmakla sorumluydu. Avrupalıların istilasından önce Orta Amerika'da da öyle. Hatta bir süre için lider olacakla alay ediyor, küçük düşürüyorlar. "Senden adam olmaz, aptalsın, şişmansın, çirkinsin," diye hakaret ediyor, baştan haddini bildiriyorlar. Günümüzde de sosyal medyanın olanaklarıyla hepimizin sorumluluk alabileceği, karar verme sürecine katılabileceği, farklı düzeylerde birbirimizi tanıdığımız modeller kurmak mümkün. Tarihte farklı insan topluluklarının nasıl yaşadığı geleceğimize ışık tutabilir. Başka canlılarla, doğayla ve birbirimizle yaşamanın, yerellik esasını da göz önünde tutarak yeni modellerini oluş turabiliriz. Erken dönem Homo Sapiens başka yaratıklarla başa çıkacak güçte değil. Doğal zırhı, yırtıcı dişleri, tırnakları yok, iyi gizlenen, hızlı koşabilen de değil. Türümüz güçlü bireylerle değil, işbirliğiyle gelişiyor. Orman kanunu ırkçılığın, faşizmin uydurması. Darwin'le alakası yok .